Dünyada Sağlık Turizmi

Dünyada Sağlık Turizmi

Dünyada Sağlık Turizmi

Bizi Takip Et


Dünya sağlık turizminde hangi ülkeler hem hasta sayısı bakımından hem de gelir bakımından lider durumdalar? Onları dünya sağlık turizminde liderliğe taşıyan özellikleri neler? Dünya Medikal Turizm Derneği Avrupa Başkanı Strateji ve Yönetim Uzmanı Selin Yıldırım anlatıyor.

Dünyada medikal turizm dendiğinde hangi ülkeler lider durumdalar? En çok hangi branşlarda hasta çekiyorlar?
Global boyutta baktığımız zaman çok farklı ülkelerin kıtaları paylaştığını görüyoruz. Nüfusun çok kalabalık olması ve sağlık sisteminin çok maliyetli olmasından dolayı Amerika’da Amerikan vatandaşlar, Güney Amerika ve daha yakın uçuşlarla ulaşabilecekleri lokasyonları kullanıyorlar. En yüksek sayıda Amerikan vatandaşlarının seyahat ettiklerini görüyoruz. Amerika’nın nüfus farkı olması sebebiyle bu boyutta farkı yaşatıyor. Avrupa ve Asya kıtası ise her branşta uzmanlaşmaya başladı. Medikal hatta artık biyomedikal şehirler olarak adlandırılmaya başlandı. Daha önce sağlık şehri, akıllı şehirler gibi terimler kullanılıyordu. Şimdi devletler bunu biyomedikal pazarlama diye kullanıyor. Ama artık biyomedikal şehirler kullanılmaya başlandı.

Bunun öncüsü Singapur oldu. Kendi içerisinde hem tedavi ettiği hasta sayısı hem de ekonomisine katkısı bakımından baktığımızda ilk beş içinde. Tayvan, Hindistan, Singapur, Malezya’yı, son beş yıldır ciddi bir atağa geçmiş olan Güney Kore’yi takip ediyor. Çin, sağlık sisteminin batı tıbbının biraz gerisinde olmasına rağmen, orada tamamlayıcı tıp, önleyici tıp çok daha ağırlıklı. Hanedandan beri gelen bir geleneksel tıpları var. Batı tıbbında biraz geriydiler. Ama 2012 itibariyle aldıkları bir takım yeni kanun maddeleriyle birlikte sağlık sektörüne ilk kez yabancı bir yatırımcı Çin hükümetine yatırım yapabiliyor. Bu tür çalışmalarla birlikte Çin’in de atağa kalktığını görüyoruz.  Japonya’ya baktığımızda bir yandan her devlet hem yabancı hasta tedavi etmek, hem ekonomisine katkı sağlamak istiyor. Son on yılda trend çok hızlı bir ivmeyle yükseliyor. Başlı başına çok değerli bir sektör oldu. Kendi vatandaşlarının potansiyel sağlık gelirini de kaybetmek istemiyorlar. Dolayısıyla daha geriden takip eden ülkeler ilk başta medikal turizm ülkesiyim hevesiyle ortaya çıkmamış olsa da; sağlık yatırımlarına, teknolojisine ağırlık vermeye başladı. Kendi vatandaşlarının başka ülkelere gitmesine sebebiyet yaratmadan tedavi imkanı sağlayabilmek istiyorlar.

Selin Yıldırım

BİYOMEDİKAL ŞEHİRLER

Biyomedikal şehir ne demek?
Sağlık turizminin alt branşlarından biri medikal turizmdir. Sağlık artık farklı bir noktaya geldi. Bilişim, internet sektörü gelişti. Artık yapay zeka robotlar hayatımıza girmeye başladı ve o an itibariyle bunun çok büyük bir kısmını medikal dünyada görmeye başladık. Dünyada bir sektör haline gelmeye başladı. Türkiye’de henüz ne olduğu çok da detaylı paylaşılmasa da giyilebilir medikaller diye bir sektör var. En basit olarak saatlerden tansiyonumuzu, yürüyüş adımlarımızı, diyetimizi nasıl takip ediyoruz. Bunlar çok minimal çapta şeyler. Giyilebilir medikallere ise onayı alınmak üzere olan Amerika’da üretilen çipli sutyen örneğini verebiliriz. Ailesinde genetik olarak meme kanseri varsa genç kıza bu sutyeni giydiriyorsunuz. Kanserli hücre oluştuğu zaman bunu haber veriyor. Kardiyolojik takip yapan nanoteknoloji tekstil pijamalar var. Kardiyolojik bir hastaysanız bu pijamayı giyerek uyuyorsunuz. Tüm takip ve kontrolünüz hekiminizin birebir takibi altında ilerliyor. Artık her şey fazla akıllandı. Yapay zeka hayatın her alanına girdi. Yapay zeka ile komplikasyonlar daha da düşüyor. Robotik cerrahi normal cerrahiden çok daha fazla hastaya konfor sağlıyor ve riskleri daha minimize ediyor. Sağlığı yapay zeka ve akıllı bir şekilde kullanan, bunun yatırımını yapmış olan biyomedikal şehirler oluştu. Dolayısıyla medikal turizm hastaları öncelikle iyi bir teknolojiyi arıyor. Hiçbir dünya vatandaşı sağlığını bir ülkeye ucuz olduğu için teslim etmez. Önce teknolojiyi arar. O teknolojiyi kullanabilecek çok iyi donanımlı ve tecrübeli bir hekimi arar.  Her ikisini bulduğu ve daha uygun şartlarda satın alabileceği yeri belirlediğinde sağlık turizmi hakkını orada kullanmaya başlıyor.

Hindistan, Singapur, Tayvan, Malezya ve Güney Kore’den bahsettiniz. Bu şehirler neden sağlık turizminde öne çıktılar? Bunun dışında hangi branşlarda öne çıktılar? Hepimizin aklı aslında hep batı tıbbındadır. Ne oldu da batıdaki insanlar doğuya özellikle yöneldiler?
Batı dediğimizde Avrupa, İngiltere ve Amerika’ya baktığımızda teknolojinin ana üreticileri, tedavi yöntemlerinin batı tıbbının ana sahibi olan ülkeler. Aslında İngiltere artık kendi vatandaşını zamanında tedavi edemeyecek kadar sağlık sistemi krizi içerisinde yaşıyor. Avrupa Birliği’nde yine teknoloji ve yatırımlar çok eski zamanda kaldığı için Türkiye’nin sahip olduğu bugünkü şehir hastanelerine bakarsak teknolojik alt yapısı, bina hizmet alt yapısı, hekim kadrolarımızın tecrübesi dünya standartlarının, Avrupa standartlarının çok üzerinde. Dolayısıyla Avrupa’da 50-60 yıl önce insanlar İsviçre’ye, İngiltere’ye, Amerika’ya tedavilere giderken artık doğuya yönelme oluyor. Çünkü doğu da bütün bu teknolojilere yatırımını yapmış, hekimler bütün dünyanın global noktalarında bu eğitimleri almış durumda.

EN ÇOK HANGİ TEDAVİLER ÖN PLANA ÇIKIYOR?

Hindistan, Malezya gibi ülkelerde en çok hangi tedaviler ön plana çıkıyor?
Bu yıl OECD’nin yayınladığı Dünya Medikal Turizm raporuna göre öncelikle tüm dünyada kozmetik ameliyatlar için hastalar seyahat ediyor. Ardından kardiyolojik vakalar geliyor.  Bu, dünyada kardiyolojik vakaların ne kadar yüksek sayıda olduğunu ve bu hastaların bir arayış içinde olduğunu da gösterir. Bunların ardından tüp bebek üçüncü sırada yer alıyor. Ülkemiz daha çok saç ekimi ve göz ağırlıklı geliniyor.

Batının maliyetlerinin çok yüksek olması, teknolojik ve hastane yatırımlarının artık çok eskimiş olması sebebiyle hastalar tercih etmiyor. Bunların her biri büyük bir etken.  Singapur’a baktığımızda sadece teknoloji ve hizmet boyutundaki yatırımı yeterli bulmuyor. Biyomedikal şehir olarak lanse ettiği şeyin altına yapay zekayı yerleştiriyor. Akıllı ve yapay zeka sağlık teknolojileriyle hastaları tedavi ediyoruz diyerek kendini ayrıştırmaya başladı. Japonya, en son aldığı kararla Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı’nın himayesinde Ulaştırma, Turizm, Sağlık, Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı’nın bir araya gelerek oluşturduğu platformlar var. Güney Kore’de, Singapur’da, Malezya’da aynen bu şekilde bir devlet politikası haline getirip tüm bakanlık temsilcilerinin birlikte yürüttüğü bir platform üzerinden harekete geçtiler. Her yıl kongre düzenliyoruz. Amerika da düzenleniyor. Buralarda ülke platformları düzenleniyor. Her yıl düzenlenen bu kongreye 7-8 binin üzerinde dünya vatandaşı, katılımcı, ziyaretçi geliyor.

THE FUTURE HEALTHCARE FUARI VE KONFERANSI

Türkiye’de dünya sağlık turizminde liderliğe oynuyor. Pek çok hastane, akıllı hastane olarak dönüşüyor. Organize ettiğiniz “The Future Healthcare” fuarı ve konferansın ne zaman olacak? bu toplantı da neler konuşulacak?
10-11 Aralık’ta İstanbul’da düzenlenecek. Bu yıl ilkini düzenliyoruz. Ama uluslararası bir organizasyonun ilk bacağını İstanbul’da düzenliyoruz. Sağlığın geleceğinde yapay zeka ve robotları içeren yeni sağlık tedavilerini ve yöntemlerini içeren, sağlığın bütün bileşenlerini bir araya getirdiğimiz bir kongre olacak. Yapay zeka, 5G teknolojisinin mucidi ve yaratıcıları bize gelecekte teknolojinin daha neler sunabileceği ilgili bilgiler paylaşacaklar. Bu teknolojiyi kullanan sağlık kurum ve kuruluşları, cihaz üreticileri, yazılım firmaları, ilaç sanayisi, sigorta şirketlerinden uluslararası katılımcılar olacak.

Medikal turizm alt bacaklardan bir tanesidir.  Artık dünya biyomedikal şehirlere dönmeye başladığı için bir sağlık turizmi ülkesi olarak bu konulara eğileceğiz. Yapay zeka, teknolojik ve akıllı yatırımlar, yeni tedavi yöntemleri, ilaç sistemleri, tamamlayıcı tıp, önleyici tıp gibi tüm konularda sağlığın tüm bileşenlerinin ve profesyonellerinin bir araya geleceği bir kongre olacak.  Bu yıl İstanbul’da başlamak istedik. Çünkü Türkiye gerçekten bu coğrafyanın tüm sağlık hizmetlerini verebilecek altyapıya, yatırımlara, profesyonel hekim ve hizmet kadrosuna sahip. Yeni şehir hastanelerimizin potansiyeli çok büyük. Hem özel sektör hem devlet hastanelerimiz özellikle de şehir hastanelerimiz dünyadaki bu büyük pastadan hak ettiği payı almaya başladı. Bu yüzden de biz dünyayı İstanbul’a getiriyoruz. Bir sonraki toplantı farklı ülkelerle devam edecek.


İçeriği Paylaşın