Kadının Yaşı Tüp Bebek Tedavisi Nasıl Etkiler?

Kadının Yaşı Tüp Bebek Tedavisi Nasıl Etkiler?

Kadının Yaşı Tüp Bebek Tedavisi Nasıl Etkiler?

Bizi Takip Et


Üreme sağlığı alanı ve tüp bebek uygulamaları sürekli gelişiyor. Yaklaşım ve tanımların kapsamı değişiyor. Üreme sağlığıyla ilgili kadın ve erkekteki her sorun tüp bebek uygulamasına yol açar mı? Tüp bebek kaç kez denenmelidir? İki deneme arası ne kadar süre olmalı? Kadının yaşı başarıyı ne kadar etkiler? Yaşlara göre başarı oranları fark eder mi? Bazen kadının yaşından bağımsız olarak yumurtalık yaşlanması etkileyen faktörler var mı? Anne adaylarında yumurtalıkların kalitesini etkileyen ne gibi olumsuz faktörler var? Anne adayının şişmanlığı, sigara içiyor olması yumurtalık kalitesini nasıl etkiler, hamile kalma şansına etkileri var mıdır? Tüp bebek için gelen çiftlere nasıl bir prosedür uygulanır, tüp bebek için neler yapılır? Yumurtalıkların uyarılması tedavisinde aşırı hormon yüklemesi aşırı duyarlılığa yol açabilir mi?

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Çetin merak edilen soruları Sağlığım İçin Herşey’de yanıtladı.

. Çocuğu olmayan her çift ya da yakınları-arkadaşları hemen “acaba tüp bebek tedavisi mi gerekecek” diye düşünür. Üreme sağlığıyla ilgili kadın ve erkekteki her sorun eşittir tüp bebek denebilir mi?
Tüp bebek; infertilite yani kısırlık tedavisindeki en son aşamadır. Bir yıl normal cinsel ilişkilerine, çocuk istemelerine rağmen hala çocuk sahibi olamayan bir çift gelirse önce neden çocuk sahibi olamadıklarının bulunması gerekir. Bunun için hastalarda bazı tetkikler yapılmalıdır. Bunları yapmadan hemen tedaviye başlamamak gerekir.

Aslında bu bütün hastalar için geçerlidir; kısırlıkta da öyledir. Dolayısıyla sorun anneye mi, babaya mı ait ya da başka bir neden mi var. Sorunu bulup, başka bir tedavi -örneğin cerrahi ya da ilaç tedavisi- mümkün mü bakılır.

Bazen kadının rahim ağzındaki küçük bir yara infertiliteye neden olabilir. Bunun teşhis edilip, tedavi edilmesi gebe kalmayı kolaylaştıracaktır. Dolayısıyla sorunu bulmadan hemen tedaviye geçilmez. Bulunan sorun hangi tedaviyle çözülecekse o planlama yapılır.”

“TÜP BEBEKTE KUCAĞA ÇOCUĞUN ALINDIĞI ORAN YÜZDE 30”

. Tüp bebek önerdiğinizde ve bir çift tüp bebek denediğinde ilk denemede mutlaka başarıya ulaşacağına inanabiliyor. Tıbbi araştırmalara göre ilk denemede tüp bebeğin başarılı olma şansı nedir? Bu tüp bebek kaç kez denenmelidir?
“Bu önemli. Tüp bebek kararı verilen hastalara, başarı oranlarının anlatılması gerekir. Çünkü tüp bebek tedavisi, ‘yüzde 100 gebe kalacağım veya çocuğu kucağıma alacağım’ demek değildir. Hastalara verilen oran da gebe kalma ihtimali-oranı değil, daima kucağına alacağı bebeğe ilişkin başarı oranı olmalıdır.

Çünkü önemli olan annenin çocuğunu kucağına almasıdır. Dolayısıyla bu oran bütün dünyada yüzde 30’dur. Yüzde 30 oran demek denemede yüzde 70’inde bebeğini kucağına alamıyor demektir.

Dolayısıyla kişiler bu oranları doğru bilirse, yüksek rakamları söyleyip de kandırılmadığı taktirde, gebe kalamadığı zaman moralleri bozulmayacaktır. Doğru bilgilendirilen insanlar en azından ne olduğunu bildiği için kararlarını doğru şekilde verecek, veya sonuçlarına katlanabileceklerdir. Bu yüzden gebelik oranını daima kucağına bebek alma oranı şeklinde vermek gerekir ki bu da yüzde 30’dur.

Bu tür tüp bebek uygulamalarında hangi yaşa, ne kadar süreyle devam edilebilir.. Bunun doğru yanıtı, yumurta ve sperm bulundukça devam edebilir demek mantıklı olacaktır. Şu kadar denenir demek yanlış olacaktır.”

. İki deneme arası ne kadar olmalı?
“Bir denemeyi yaptı, arkasından en az 1,5-2 ay ara vermesi lazım. En az süredir ve 6 hafta veya 40 günlük bir süredir. Bu süre nereden çıkmıştır?.. Lohusalıkta biliyorsunuz, insanlar yaklaşık 40 günde, 40’ı çıkınca doğumun verdiği sıkıntıları aşar, ancak rahatlar.

Benzer biçimde, yakınlarınızı kaybettiğinizde üzüntüler 40’ı çıkınca hafifler. Dolayısıyla psikiyatride 6 haftalık süre beyninden o sıkıntıların üzüntülerin atıldığı süreçtir. Bu süreyi geçirmemiz gerekiyor çünkü insanlar bu tüp bebek başarısızlığı da olsa büyük bir hayal kırıklığı ve üzüntü içerisine girebiliyorlar. Kolay değildir. İnsanlar manevi ve maddi sıkıntılar içine giriyorlar. Bunlardan kurtulabilmesi için en az 6 hafta geçsin ondan sonra, neden olmadığını araştırarak ikinci bir tüp bebek uygulamasına başlamak gerekir.”

“KADININ YAŞI ÖNEMLİ 35 YAŞTAN ÖNCE BEBEK SAHİBİ OLUNMALI”

. Kadının yaşı da önemli. Başarıyı ne kadar etkiler, biri 25, biri 35 biride 42 yaşında kadınları düşünelim, başarı oranları nedir?
“Evet, yaş farklılık doğurur. Yaş çok önemlidir, doğru söylüyorsunuz. Herkese, öğrencilerime de söylerim, kadının 35 yaşından önce çocuk sahibi olmayı tavsiye ederim. Çünkü aile öyküsü vb. yok ise 35 yaşına kadar yumurta kalitesi ve sayısında pek fazla değişiklik olmaz. Bazen 30 yaşında menopoza girenler de olabilir. Dolayısıyla 35 yaşı bunun “cut off”u gibi düşünelim. 35 yaşından sonra kucağa bebek alma oranları düşecektir. 40 yaş ve üzerlerinde oran yüzde 3’lere, yüzde 5’lere iner. Dolayısıyla daima zamanında ne gerekiyorsa onu yapmak gerekir. Çok gereksiz yere zaman kaybetmemek lazım.”

. Yumurtalık yaşlanması son zamanlarda sıkça da kullanılan bir kavram. Merak ettiğim şey şu; kadının yaşı ile yumurtalıkların yaşlanması paralel mi gider? Bazen kadının yaşından bağımsız olarak da başka faktörlerin etkisiyle yumurtalıklar yaşlanabilir mi?
“Anlamlı bir soru. Çünkü, bazen kadının yaşı ile yumurtalık yaşı birbirine paralel gitmez. Kadın 50 yaşında olur yumurta bulabilirsiniz, çok güzel yumurtalar da çıkabilir. Kadın 45 yaşındayken de bulabilirsiniz ama 30’unda bir kadının hiç yumurtası olmayabilir ya da  kaliteli çıkmayabilir. Dolayısıyla yumurtalık yaşı ile kadının yaşı çok orantılı olmayabilir. Genelde bakarsak elbette doğru orantılıdır.

Bu en azından bizi uyarıcı bir kriterdir. Çünkü insanların hiçbiri kendini yaşlı kabul etmez, yaşlandığını hissetmez ve daima genç olarak görür. Kendine sorarsanız ben hala 20 yaşındayım diye düşünebilir insanlar ama işin gerçeği öyle olmuyor. O yüzden yumurtalık yaşı ile yaş her zaman paralel gitmeyebilir.”

“KİLO, İKLİM, YAPILAN İŞ VE SİGARA TÜP BEBEK UYGULAMALARI İÇİN ÖNEMLİ KRİTERLER”

. Tüp bebeğin başarısında yumurtaların kalitesi de son derece önemli. Tüp bebek uygulanan anne adaylarında yumurtaların kalitesini etkileyen ne gibi olumsuz faktörler var? Örneğin anne adayının şişman olması, sigara içmesi, başka faktörler nelerdir?
“Genç yaşlarda sigaraya başlamak ülkemizin en büyük sorunlarından biri. Sigara çok önemli bir faktör olarak karşımıza çıkıyor. Yumurta kalitesini bozduğu gibi sperm kalitesini de bozuyor. Spermlerin direkt olarak DNA, RNA’larını etkileyebiliyor, genetik yapılarını bozabiliyor. Hayvan çalışmalarında sigaranın direkt 21. kromozomlarda kırıklara neden olduğu, anomalilere neden olduğu söyleniyor. Sigaranın eskiden bu kadar detayları bilinmiyordu ama şimdi çok fazla zarar verdiği bilinmektedir. Onun için mümkünse sigarayı bırakmak; başlamayanlarında kesinlikle hiç içmemesi en doğru hareket olacaktır.

Kilo da çok önemlidir. İklimler çok önemlidir. Örneğin Adana bölgesinde spermlerin morfolojisi kötü. Neden? Bunlar ya beslenme bozukluğundan ya kilodan ya sigara içmekten veyahut da aşırı sıcak iklimden olabiliyor. Örneğin bir fırın işçisi, haddehane işçisi daima spermlerinde problemle karşımıza gelir.

Meslekleri göz önüne almak lazım. Mesela, ziraat ile uğraşan ve zirai ilaçları eliyle atan çiftçileri düşünün. Bu zehirli ilaçlar vücuda giriyor ve tosik etkisi yumurtalıkta spermler üzerinde olumsuz etki ediyor. Hatta bazen spermleri kalmayacak derecede azaltabiliyor.

Özetle, meslek, iklim, beslenme vb. önemlidir. Bu nedenle, biz hastalarımıza sigarayı bırakmasını, kilo vermesini hele hele Akdeniz bölgesinde polikistik over sendromunu çok sık görüldüğü için kilonun mutlaka azaltılmasını tavsiye ediyoruz. Bazen, 80 kilo bir hastamız kilosunun yüzde 10’unu verdiğinde, doğal yollardan gebelikleri olabiliyor. Beslenme konusunda, sabahları bir yumurta yiyip akşamları bir bardak süt içmesi en azından iyi beslenmenin bir kriteri olarak karşımıza gelebilir. Ayrıca vitaminlerde gerekirse verilebilir.”

. Tüp bebek uygulamalarında, nasıl bir süreç işliyor? Gelen bir çifte neler yapılıyor?
“Bir hastamız geldiği zaman, genellikle adetin ikinci veya üçüncü günü tedavisine başlanır. Bazen de adetin 21. günü başlar. İki farklı protokol var. Uzun (long) ve kısa protokol olarak ayırıyoruz.

Dünyada en çok uygulanan, bizim de en çok uyguladığımız kısa protokoldür. Adetin ikinci günü başlar, 10 günlük bir süreç içerisinde ortalama hastanın yumurtalarında foliküller büyütülür.”

“TÜP BEBEK UYGULAMASI NASIL YAPILIR?”

. Nasıl büyütüyorsunuz?
“Belirli dozlarda ilaç, hormon vererek büyütülür. Bunlar, her akşam aynı saatte iğne şeklinde uygulanır. Tabi bu iğneler artık o kadar gelişti ki, tek iğne vurma şeklinde de olabilir. Rahat uygulamadır.

10 günlük süreç içerisinde büyüyen yumurtalar sonucunda onları çatlatmak için bir iğne daha verilir. Bundan iki gün sonra yumurtalar anestezi altında toplanır. Hastanın ağrı duymaması, sıkıntıları olmaması gerekiyor. Toplam 5- 10 dakikalık, çok kısa bir süre basit bir anestezi altında yumurta toplanır. Kaç tane yumurta çıktıysa laboratuarda sayısı belirlenir. Hasta yatağına alındığında ne kadar yumurtası çıktığı söylenir. Bir gün sonra da hastaya embriyolog bilgi verir. Embriyonuzda şu kadar olgun yumurta oldu, şu kadar olgun değil gibi..

Olgun yumurtalara spermler enjekte edilebilir. Bütün işlemler mikroenjeksiyon dediğimiz işlemdir. Mikroskop altında yapılan spermin bir tanesini alıp bir yumurta içerisine enjekte edilmesidir. Bu şekilde 24 saat sonra döllenmenin olduğunu, bölünmenin başladığını görürüz. Bu aşamada hastaya tekrar bilgi verilir. Şu kadar olgun yumurtanız çıktı,  şu kadarı döllendi, 2-5-10 tanesinde embriyo oluştu gibi. Bu embriyolara 3. günde veya 5. günde, morfolojik görüntülerine veya sayılarına göre kullanılacaklara karar verilir. Buna bağlı 3. veya 5. gün transfer olur. Embriyo transferlerinde hiçbir zaman anestezi gerekmez. Normal jinekolojik muayene gibidir. Hasta yarım saat kadar odasında yatar ve ondan sonra evine gidebilir, taburcu olabilir.

Hastalar yatmanın gerekliliğini çok soruyor. Şart değildir. Hatta Avrupa’da onunla alakalı bir çalışmada yapılmıştır. Embriyo transferinden sonra evine gidenlerin başarısının daha yüksek olduğunu görmüşler. Çünkü stres burada çok daha önemlidir.

Öyle insanlar var ki; embriyo kondu, kocası, kayınvalidesi etrafında ‘aman kızım oynama,  yerinden kıpırdama,’ sırt üstü yatar, beli ağrır.. Bu kadar aşırı baskı altındadır. Bu gibi durumlarda tabii gebelik şansı düşecektir. Dolayısıyla bu insanlar hemen görevlerine dönebilirler, rapor ya da izin almalarına gerek yoktur. İşlerinde çalışabilirler yarım saatlik hastanedeki yatış yeterlidir. Hiçbir istirahata bile gerek yoktur. Ağır işler yapmasınlar yeterli olacaktır. 12 gün sonrada gebelik var veya yok diye kan testlerinde ortaya çıktığında sonucu söyleyeceğiz.”

“YUMURTALIKLARIN AŞIRI UYARILMASINA KARŞI ÖNLEMLER”

. Yumurtalıkların uyarılması tedavisi sırasında, OHSS sendromu denilen, yumurtalıkların aşırı uyarılması, söz konusu olabilir mi?
“OHSS sendromu olabiliyor. Polikistik over sendromu olan hasta önceden tespit edilirse düşük dozlarla tedaviye başlamak lazım. Düşük dozlarla gidilirse herhangi bir sıkıntı olmuyor. Hatta tetikleme dediğimiz, ilaç özel bir iğneyle yapılabiliyor. Bu iğneyle yapıldığı zamanda hiçbir sorun görülmeyebilir. Mesela kendi merkezimde hiç rastlamaz olduk. Eskiden OHSS sendromuna çok rastlardık. Bugün için artık OHSS ile (Ovaryan Hiper Stimülasyon Sendromu) karşılaşmıyoruz. Rahat rahat bu hastalara da dondurulmuş embriyoları verebiliyoruz. Dolayısıyla taze embriyo yerine dondurulmuş embriyoda artık gündemde.

Dondurulmuş embriyo transferinde gebelik oranının daha yüksek olduğu belirtiliyor ve bu yüzden de yapmanın hiçbir sakıncası yoktur. Son zamanlarda basında bir takım yanlış haberler çıkıyor. Onları da burada belirtmek istiyorum. Çünkü ağzı olan konuşur diye bir laf var, bir takım tedavilere ilgili gereksiz şeyler söyleniyor. ‘Şunu yaparsanız spermi olmayanlar dahil gebe kalır’ şeklinde haberler çıkıyor. Böyle şeyler olmaz, yoktur. Çünkü spermi olan yumurtası olan insana tüp bebek yapılabilir. Dolayısıyla dikkatli olmak, okumak lazım. Doğru, iyi haberleri dinlemekte fayda var.”


İçeriği Paylaşın