Kalın Bağırsak Kanseri Önlenebilir Bir Hastalık!

Kalın Bağırsak Kanseri Önlenebilir Bir Hastalık!

Kalın Bağırsak Kanseri Önlenebilir Bir Hastalık!

Bizi Takip Et


Kalın bağırsak kanseri yani kolon ve rektum kanserleri ülkemizde kadında ikinci, erkekte üçüncü sıklıkta rastlanan bir kanser tipi. Akciğer ve meme kanserinden sonra üçüncü sırada yer alıyor. Kalın bağırsak kanserlerinin yüzde 90’dan fazlası polip zemininde gelişiyor ve bir polipin kanserleşmesi için yaklaşık 8-10 yıl kadar bir süre gerekiyor.

Ankara Üniversitesi Tıp Genel Cerrahi Anabilim Dalı Fakültesi Kolorektal Cerrahi Ünitesi’nden Prof. Dr. M. Ayhan Kuzu, kalın bağırsak kanserinin önlenebilir bir hastalık olduğunu ve bu hastalıktan korunmada faydalanılacak tarama yöntemlerini anlattı.

‘‘Polipler kanser öncüsü lezyonlar olmakla birlikte tümünün kansere dönüştüğü söylenemez. Hangi polipin kanserleşeceğini anlamak için polip dokusunun patolojik incelemesine gerek vardır. Dolayısıyla kanser öncüsü hastalık olan poliplerin kalın bağırsaktan çıkarılmaları gereklidir. Bu nedenle risk altındaki bireylere herhangi bir şikâyetleri olmadan tarama yöntemlerinin yapılması ve erken tanıyla poliplerin kanserleşmeden alınması çok önemlidir’’ diyen Prof. Dr. Kuzu, kalın bağırsak kanserinin nasıl başladığını şöyle anlattı:

KALIN BAĞIRSAK KANSERİ NASIL BAŞLAR?

‘‘Polip, bağırsak iç yüzeyini örten tabakadan gelişen bağırsak içine doğru büyüyen kabartı ve şişliğe verilen isimdir. Hemen hemen tüm kalın bağırsak kanserlerinin, bir polip zemininde başladığı konusunda görüş birliği vardır. Zaman içinde, polipi oluşturan hücrelerin değişimleri sonucu polip zemininde kanser ortaya çıkabilir. Önce polip içinde sınırlı kalan kanser hücreleri zaman içinde çoğalarak tümör kitlesini oluşturur ve bu kitle kalın bağırsak duvarını da işgal eder. Kontrolsüz büyümeye devam eden kanser hücreleri belli bir dönem sonra bağırsakta tıkanıklığa yol açabilir, çevre ve uzak organlara yayılabilir.’’

GENETİKLE BAĞLANTISI NE?

Prof. Dr. Kuzu, kalın bağırsak kanserinin genetikle ilişkisine de değinerek ‘‘Kalın bağırsak kanserinin genetik gelişimi için birden çok genetik olaya ihtiyaç vardır. Bu genetik yapıdaki değişiklikler bir anda olmaz. Bunlardan bazıları anne veya babamızdan kalıtım yolu ile alınır, bazıları bireyin anne rahminde gelişimi sırasında olur ve sadece o bireyi ilgilendirir. Bazıları da yaşadığımız sürede çevresel etkenlerle gelişir. İşte bu birden fazla genetik olayın kalın bağırsağın iç yüzünü örten tabakanın yenilenmesi sırasında meydana gelmesi sonucunda kalın bağırsak kanseri oluşur’’ dedi.

Poliplerin, kalın bağırsağın en sık görülen hastalıklarından biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kuzu, sağlıklı bireylerin kalın bağırsağında yüzde 15-20 oranında polip tespit edildiğini, 50 yaş üzerindeki bir kişinin kalın bağırsağında polip görülme olasılığının ise yüzde 40-50 oranında olduğunu söyledi. ‘‘Polipler kalın bağırsağın daha çok son kısımlarında yani sigmoid kolon ve rektumda gözlenir. Bu bölge, kalın bağırsak kanserinin de en sık görüldüğü bölgedir. Poliplerin büyüklükleri artıkça özellikle 1 cm’den büyük olanlar, polip üzerindeki tabakada ülserleşme (yara) varsa, birçok polip birlikte ise, kalın bağırsağın son kısımlarında yerleşmiş ise ve ailesinde veya kendisinde polip ve/veya kalın bağırsak kanseri hikâyesi varsa, bu polipler kanserleşme açısından diğer poliplere göre daha fazla risk oluşturur’’ diyen Prof. Dr. Kuzu, kalın bağırsak poliplerinin belirtileri ve tanısı hakkında şu bilgiyi verdi:

BELİRTİLERİ VE TANISI

‘‘Birçok kalın bağırsak polipi belirti vermez. Bunlar kalın bağırsağın radyolojik veya endoskopik incelenmesi sırasında tesadüfen bulunur. Fakat bazı polipler kanama, sümüksü yapışkan akıntı, bağırsak fonksiyonlarında değişiklik ve nadiren de karın ağrısına neden olur. Kanserleşme gösteren polipler ise kanama, dışkılama alışkanlığında değişiklik (kabızlık, ishal vs) ve karın ağrısı gibi şikâyetlere neden olurlar. Polipler, ya doğrudan bir endoskop (bağırsak kanalının içini görmeyi sağlayan cihazlar) yardımı ile direkt olarak, kalın bağırsağın iç yüzeyini örten tabakanın incelemesi sonucu ya da ilaçlı kalın bağırsak filmi (çift kontrastlı baryumlu kolon filmi) ile tanınabilir. Polip varlığını araştırmada kullanılan diğer bir test ise dışkıda gizli kan testidir.’’

NEDEN ÖNLENEBİLİR BİR HASTALIK?

Prof. Dr. Kuzu’nun verdiği bilgiye göre, polipin endoskopik bir yöntem olan kolonoskopi veya sigmoidoskopi ile çıkarılmasına polipektomi deniyor. Polip endoskopi sırasında özel aletler yardımı ile çıkarılabiliyor. Daha geniş poliplerde ise tamamen çıkartılmaları için birden fazla tedavi yöntemi gerekebiliyor. Fakat bazı polipler büyüklükleri, yerleşimleri ve sayıları nedeniyle endoskopik yöntemlerle çıkarılamıyor. Bu durumda ameliyat ile kalın bağırsağın polip içeren bölümünün çıkarılması gerekiyor. Bağırsağın başka bölgelerini de etkilediği için başka yerlerde polip çıkabileceğinden kalın bağırsak polipi olan bireylerin belli aralıklarla kontrolü gerekiyor. Kalın bağırsak poliplerinin polipektomi yapılarak çıkarılmasının kalın bağırsak kanserinin gelişimini önlediğini bu nedenle de kalın bağırsak kanserinin önlenebilir bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kuzu, hemoroidlerin, kalın bağırsak polipleri veya kanserine benzer belirtilere yol açabildiğini; bu belirtiler fark edildiğinde durumun bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

 

KİMLER RİSK ALTINDA?

* Ailede (birinci ve ikinci derecede akrabalar) ve /veya kendisinde kalın bağırsak kanseri hikâyesi ve kalın bağırsak polibi hikâyesi olanlar;

* 50 yaş üzerindeki bireyler;

* Ülseratif kolit ve/veya Crohn hastalığı (8-10 yıldan fazla süre ile hasta olanlarda risk artar)

* Meme, yumurtalık ve rahim kanseri olanlar

 

KALIN BAĞIRSAK KANSERİ RİSKİNİ AZALTAN YÖNTEMLER

– Egzersiz yapmak: Araştırmalar, düzenli egzersiz yapan bireylerde, kalın bağırsak kanseri dâhil birçok kanser gelişme riskinin azaldığını gösteriyor. Haftada 5 gün, 30-60 dk arasında orta şiddette veya günlük 150 kalori harcanmasına neden olan egzersizler yapılmalı.

– Aşırı kilolardan kurtulmak: Fazla kilolar kanser riskini artırıyor.

– Sigara kullanmamak: Diğer kanserler gibi sigara kullanımı, kalın bağırsak kanser riskini de anlamlı oranda artırıyor.

– Aşırı alkol tüketiminden sakınmak: Yapılan çalışmalar alkolün kalın bağırsak kanser riskini artırdığını gösteriyor. Erkekler günde iki bardak kadınlar ise günde bir bardaktan fazla alkol tüketmemeli.

– Sağlıklı gıda tüketimi: Kalın bağırsak kanserinin önlenmesinde beslenme alışkanlığı da önemli rol oynuyor. Yüksek lifli, düşük yağ içerikli besinlerin tercihi önlem olarak önemli.


İçeriği Paylaşın