Maymun Çiçeği Döküntüsünü Alerjik Döküntüden Ayırmanın Yolları

Dünayda hızla artan maymun çiçeği vakaları Türkiye'ye sıçradı. Alerjik döküntülerin arttığı bu günlerde şikayetlerinizi maymun çiçeği virüsünden ayırmanın yollarını Prof. Dr. Demet Can sizler için anlattı.

Maymun Çiçeği Döküntüsünü Alerjik Döküntüden Ayırmanın Yolları

Bizi Takip Et


Yeni bir küresel salgın olarak değerlendirilen ‘Maymun Çiçeği Hastalığı’ birçok ülkede görülmeye başladı. Bugün yapılan açıklamada, Sağlık Bakanı Koca, maymun çiçeği hastalığının Türkiye'de görüldüğünü duyurdu. 37 yaşında olan hastanın tecrit altına alındığı bilgi paylaşılırken akıllara maymun çiçeği belirtileri tekrar geldi. Özellikle alerjik bünyeli olanları daha çok korkutan maymun çiçeği hastalığı belirtileri hakkında merak edilenleri Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Demet Can anlattı. 

"Bu durum alerjik bünyesi olanları daha çok korkutuyor. Bahar mevsimiyle artan alerji kaynaklı birçok problem, maymun çiçeği hastalığıyla karıştırılıyor" diyen Prof. Dr. Demet Can, Maymun Çiçeği hastalığında ateş, halsizlik, baş ağrısı, titreme, lenf bezlerinde büyümenin yanı sıra döküntülerin olduğunu ancak bu döküntülerin alerjik döküntülerden farklı olarak sıkça avuç içi ve ayak tabanlarında yoğunlaştığına dikkati çekti.

Covid-19 pandemisine henüz tam olarak veda edememişken dünyanın bazı bölgelerinde yeni bir küresel salgın olarak Maymun Çiçeği Hastalığı çıktı. Hayvanlardan insanlara geçen bu hastalık bir DNA virüsü olan Monkeypox virüsü ile bulaşıyor. İngiltere, Kuzey Amerika, Avustralya'da ve Avrupa Birliği ülkelerinde 340 civarı hastanın rapor edilmesi üzerine hastalık salgın olarak kabul edildi. Dünya Sağlık Örgütü, endemik (belirli bir bölgeye özgü) olmayan ülkelerde yaşayan 92 hastanın laboratuvar olarak doğrulandığını, 28 hastanın ise henüz araştırılmakta olduğunu bildirdi.

MAYMUN ÇİÇEĞİ, AFRİKA DIŞINDA İLK KEZ BU SIKLIKTA GÖRÜLÜYOR!

Monkeypox virüsünün neden olduğu bu hastalık 1958'de maymunlarda, 1970’te ise insanlarda tanımlandı. O günden bu yana Kongo, orta ve batı Afrika’da endemik olarak bulunuyordu. Günümüzde ise farklı olarak Afrika dışında ilk kez bu sıklıkta görülüyor, insandan insana geçebiliyor ve hastaların çoğunun Afrika ülkelerine yapılan seyahatlerle hiçbir ilgisi yok. Ölüm oranı ise Afrika'da verilerin ışığında %1-10 olarak bildiriliyor. Çiçek aşısının %85 etkinlik oranıyla Maymun Çiçeği virüsüne karşı koruyucu olduğu bilinmekte. Salgının ortaya çıkmasında çiçek aşısının artık uygulanmaması, ormanların azalması, iklim veya demografik değişiklik gibi faktörler suçlanıyor.

KULUÇKA SÜRESİ 7 İLA 14 GÜN ANCAK 5-21 GÜN ARASINDA DEĞİŞEBİLİYOR…

Maymun Çiçeği virüsünün nasıl bulaştığını aktaran Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Demet Can, “Maymun Çiçeği virüsü; insandan insana soluk havasındaki damlacıklar ve hastanın deri lezyonlarına doğrudan temas ile bulaşıyor. Cinsel ilişki sırasında vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla da bulaşabildiği biliniyor. Bulaştıktan sonra hastalığın ortaya çıkması yani kuluçka süresi 7-14 gün ancak 5-21 gün arasında değişiyor” şeklinde konuştu.

Maymun Çiçeğinin alerjik döküntülerden ayırabilecek belirtilerine dikkat çeken Prof. Dr. Demet Can, Maymun Çiçeği hastalığında belirtiler; ateş, halsizlik, baş ağrısı, titreme, lenf bezlerinde büyümenin yanı sıra çiçek hastalığına benzer bir döküntüler şeklinde sıralanıyor. Döküntü ortaya çıktıktan 14-28 gün sonra pul pul dökülmeye başlıyor. Hastalığın döküntüleri 0,2 ila 1 cm büyüklüğünde olup genellikle önce yüzde görülüyor ve takiben tüm vücuda yayılıyor. Çiçek hastalığı gibi, döküntüler avuç içi ve ayak tabanlarında yoğunlaşıyor. Alerjik döküntüler ile Maymun Çiçeği karşılaştırıldığında alerjik döküntülerde ateş, titreme, lenf bezi büyüklüğü eşlik etmez, genellikle kaşıntılıdır, avuç içi ve ayak tabanında görülmez” dedi.

 


İçeriği Paylaşın