Meme Kanserinde Kendi Kendine Muayenenin Önemi

Meme Kanserinde Kendi Kendine Muayenenin Önemi

Meme Kanserinde Kendi Kendine Muayenenin Önemi

Bizi Takip Et


Dünya’da en önemli sağlık problemleri arasında yer alan meme kanseri, her 8 kadından 1’inde görülüyor. Yaş ilerledikçe risk faktörünün arttığını söyleyen Türkiye İş Bankası iştiraki Bayındır Kavaklıdere Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hüseyin Altınyollar, kadın sağlığını ciddi şekilde tehdit eden meme kanseri hastalığı ile “Meme kanserine karşı, kadınlar kendi kendilerinin doktoru olmalı. Her ay yapılacak elle muayene ve düzenli doktor kontrolleri, meme kanserinin erken dönemde teşhis edilmesini sağlar” dedi ve şu bilgileri verdi:

Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türleri başında yer alır. Toplumlar arası farklılık göstermekle birlikte Batı toplumlarında yaklaşık her 8 kadından birinde hayatı boyunca meme kanseri gelişmektedir.

MEME KANSERİ İÇİN RİSK FAKTÖRLERİ DAHA DİKKATLİ OLMAMIZI GEREKTİRİR 

Risk faktörü kanser gibi bir hastalığa yakalanma şansınızı etkileyen tüm etkenlere denir. Bir veya birden çok risk faktörünün bulunması mutlaka hastalığa yakalanılacağı anlamına gelmemektedir.

Meme kanseri için birden fazla risk faktörü bulunan birçok kadında meme kanseri görülmezken,  çoğu meme kanserli hastada (kadın olmak ve ileri yaş dışında) belirgin risk faktörü bulunmamaktadır. Hatta risk faktörleri bulunanlar meme kanserine yakalandığında, bu faktörlerin kanser gelişimine ne kadar etkisi olduğunu saptamak oldukça zordur.

Meme kanseri için değişik risk faktörleri vardır. Kişinin yaşı, ırkı, ailesinde meme kanseri öyküsü olması gibi bazı faktörler değiştirilemezken, bazıları kansere neden olan çevresel faktörlerle bağlantılıdır. Sigara, alkol ve diyet gibi bazı faktörler ise kişisel yaşam tarzı ile ilişkilidir. Hiç doğum yapmamış olmak veya ileri yaşta doğum yapmak, emzirmeme, doğum kontrol haplarının kullanımı, menopoz için kullanılan hormon tedavileri, fizik aktivite azlığı, obezite gibi risk faktörleri de vardır.

KENDİ KENDİNİZİN DOKTORUNUZ OLUN

Meme kanserinin görülme sıklığındaki artışa rağmen, tanı ve tedavi alanındaki gelişmeler sonucunda meme kanserine bağlı ölüm oranları giderek azalmaktadır.

20 yaşından itibaren her kadın, düzenli olarak her ay kendi kendine meme muayenesi yapmalıdır. Düzenli muayene kendi meme dokusunu tanımayı ve oluşabilecek değişiklikleri kolayca fark etmeyi sağlar.

Erken evre meme kanseri olan kadınlarda ele gelen kitle veya başka şikayet bulunmayabilir.  Asıl hayati olan konu meme kanserini en erken evrede teşhis etmektir. Erken tanı, kadının düzenli kontrol muayeneleri ve tarama mamografileri ile konur. Günümüzde kullanılan mamografi cihazları çok düşük dozda radyasyon vermektedir. Bu miktarın meme dokusuna ve vücuda herhangi bir zararı yoktur.

Hiçbir şikâyet olmasa dahi 20-30 yaş arası 1 ile 3 yılda bir, 40 yaşından sonra her yıl meme konusunda uzman doktor tarafından muayene edilmelidir.

MEMEDE SERTLİK YA DA ŞİŞLİK VARSA DERHAL DOKTORA!

Kanser ilerledikçe aşağıdaki belirtiler ortaya çıkar.

  • Memenin dokusundan farklı ve kaybolmayan kitle,
  • Memede şişlik,
  • Meme cildinde çekinti, portakal kabuğu görünümü, kızarıklık,
  • Memenin şeklinde değişiklik, asimetri,
  • Meme başında kabuklanma, soyulma,
  • Meme başı şeklinde değişiklik, meme başının içeri çökmesi,
  • Meme başından akıntı gibi belirtilere var ise hızlıca doktora başvurulmalıdır.

Belirtilerin sebebi kanser olmasa bile bundan emin olmak için muayene ve tetkik yapılmalıdır. Fizik muayene, ultrasonografi veya tarama mamografisinde memede anormallik saptanan hastalarda, kesin tanı için dokudan iğne veya açık biyopsi ile patoloji için örnek almak gerekir. Bu iki tetkik ile çözümlenmeyen durumlarda meme MR tetkik yapılmaktadır. Biyopsi kanser tanısını koymak için tek kesin yöntemdir.

HER KANSER ÖYKÜSÜ AYRI DEĞERLENDİRİLMELİ

Meme kanseri tanısı konulduktan sonra, kanser hücrelerinin meme içinde veya vücudun başka yerlerine yayılıp yayılmadığı araştırılır. Bu işleme “evreleme” diyoruz. Kanserin evresinin bilinmesi en iyi tedavinin seçilebilmesi için önemlidir. Meme kanseri tedavisi planlaması kanserin tipi, evresi, hastanın genel durumu gibi faktörler değerlendirilerek yapılmalıdır. Tüm tedavi seçenekleri hasta ile mutlaka tartışılmalı ve tedavide izlenecek yol birlikte belirlenmelidir.

Meme kanseri tedavisinde lokal ve sistemik kontrolün sağlanması amacıyla 4 temel tedavi yöntemi mevcuttur. Cerrahi tedavi ile amaç memedeki tümörü tamamen çıkarmak, koltukaltı lenf nodlarının durumunu belirlemek ve eğer yayılım mevcutsa bu lenf nodlarını çıkarmaktır. Bunun dışında radyoterapi, kemoterapi ve hormonoterapi gibi ek tedavi yöntemleri ile kanser hastalığı yok edilmeye çalışılır.


İçeriği Paylaşın