Retina Dekolmanı Nedir, Tedavisi Nasıl Yapılır?

Retina Dekolmanı Nedir, Tedavisi Nasıl Yapılır?

Retina Dekolmanı Nedir, Tedavisi Nasıl Yapılır?

Bizi Takip Et


Her türlü görme bozukluğu çok önemli. Hayat kalitemizden başarımıza, günlük yaşamımızdaki basit işlerden kariyerimize kadar her türlü yönüyle yaşamımıza etki ediyor. Retina dekolmanı da bu rahatsızlıklardan biri. Retina dekolmanı nasıl bir hastalıktır? Toplumda ne oranda ve hangi yaş grubundaki kişilerde rastlanır? Işık çakması retina dekolmanı olduğu anlamına mı gelir. Göz önündeki uçuşmaları nasıl anlamlandırmak gerekir? Retina dekolmanıyla ilgili olan uçuşmalar ne türdür? Görme kaybı ne oranda gelişebilir? Körlük gelişebilir mi? Geç kalınmış bir vakada görme kaybının tekrar geri döndürülmesi mümkün müdür? Miyopinin bir risk faktörü olduğu söyleniyor bu doğru mu? Aynı zamanda glokom, katarakt gibi hastalıklar da risk yüksek midir? Ne tür tedavi seçenekleri var? Cerrahinin ve vitrektomi ameliyatlarının yeri nedir? Sarı nokta hastalığı nedir? Sarı nokta hastalığı kimlerde hangi yaş grubunda görülür? Sarı nokta hastalığının tedavisi nedir?

Dünya Göz Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Dilaver Erşanlı merak edilenleri Sağlığım İçin Herşey’de anlattı.

. Retina dekolmanı görmeyi etkileyen önemli bir hastalık. Öncelikle bu hastalığı anlatır mısınız? Toplumda ne oranda ve hangi yaş grubundaki kişilerde rastlanır?
“Retinanın görmemizdeki önemi çok büyük. Işık göz içerisine kornea, lens, vitre tabakalarından geçip girdikten sonra retina tabakasında görüntü haline geliyor. Işığın görüntü haline gelebilmesi ve beyine iletilebilmesi için retinanın tam fonksiyonla çalışması gerekiyor.

Retina tabakası, vitrenin arkasında göz içerisini döşeyen tül kalınlığında yaklaşık 200 mikron kalınlığında bir dokudur ve oldukça büyük, önemli fonksiyonları vardır.

Retinanın herhangi bir şekilde yırtılması ve yerinden ayrılması durumunda retina işlevini kaybediyor, görme fonksiyonu kaybediliyor. Yerinden ayrılma olayına retinanın pigment epitelinden ayrılmasına biz ‘retina dekolmanı’ ismini veriyoruz.

Bu retina dekolmanlarında, yırtıklı retina dekolmanları, diyabetik hastalarda traksiyonel retina dekolmanı ve bazı tip sistemik hastalıklarda eksudatif  dediğimiz retinayla pigment epiteli arasında sıvı toplanmasından kaynaklanan eksudatif retina dekolmanı gelişebiliyor.

Retina dekolmanı her yaşta olabilen yani bebeklikte, çocuklukta, ileri yaşlarda olabilen rahatsızlıklar. İlk öncelikle de gözde uçuşmalar ve ışık çakmaları şeklinde belirti verebiliyor. Bunu akabinde de belirli bir alanda gölge ve görme kaybı şeklinde görmeyi olumsuz etkiliyor. O aşamada da mutlaka muayene ve ondan sonraki aşamada da tedavisi mutlaka gerekli.”

“IŞIK ÇAKMASI RETİNA DEKOLMANI İÇİN ÖNEMLİ BELİRTİ”

. Peki retina dekolmanı olduğunda, her vakada mutlaka ışık çakması olur mu?
“Işık çakmasını çok ciddiye alıyoruz fakat her ışık çakması mutlaka retinada yırtık veya dekolman belirtisi anlamına gelmiyor. Çünkü ışık çakmasının mekanizması vitre dediğimiz göz içerisindeki jelin, belirli bir yaştan sonra su kaybıyla birlikte küçülerek büzüşmesi sonucu, retinaya temas etmesinden kaynaklanan mekanik enerjinin elektriksel enerji haline gelmesiyle oluşan halüsinasyon ve görüntüler.

Işık çakmasının mekanizması bu. Her ışık çakmasını muayene aşamasında ciddiye alıyoruz ve retina taraması yapıyoruz.  Yırtık riski varsa o bölgeler belirlenerek erken aşamada lazer tedavisinden istifade ediyoruz. Yırtılma, incelme bölgeleri lazerle kapatılıyor, dekolman gelişimi ve görme kaybı gelişimi engellenebiliyor. O nedenle ışık çakmalarını mutlaka ciddiye almak lazım fakat her ışık çakması da illaki retina yırtığı veya dekolman gelişecek anlamına gelmiyor.”

. Uçuşmaları da belirtilerden saydınız. Bu uçuşmaları tarif eder misiniz? Gözde genelde sinek uçuşması tarzında mıdır? Bazen insanın tansiyonu düştüğünde olur beyaz parlak yıldız gibi cisimcikler uçabilir. Retina dekolmanıyla ilgili olan uçuşmalar ne tür uçuşmalardır?
“Bu yine vitreustaki su kaybına bağlı büzüşme sonucunda, içerisinde protein partiküllerinin görünür hale gelmesiyle göz önünde uçuşmalar hissedilir. Yani kişi vitre içerisindeki o partikülleri görüntü olarak algılar duruma gelir ve vitrenin bu küçülmesi büzülmesi sonucunda retinada çekintiler oluşur. Bu çekintilerle birlikte zaten ışık çakmaları daha sonra gündeme gelir. O nedenle uçuşmaların başlangıç aşamasında da kontrolleri yaptırmakta fayda var. Uçuşmaları da yine ciddiye almakta yarar var. Uçuşmalar belirli bir yaştan sonra daha sık görülmeye başlanır.”

Prof. Dr. Dilaver Erşanlı

“RETİNA DEKOLMANINDA TEDAVİ İÇİN ERKEN TEŞHİS ÇOK ÖNEMLİ”

. Hekimlere başvurmamın önemini vurguladınız. Retina dekolmanının nasıl bir önemi vardır? Görme kaybı ne oranda gelişebilir? Körlük gelişebilir mi? Geç kalınmış bir vakada görme kaybının tekrar geri döndürülmesi mümkün müdür?
“Burada zaman gerçekten çok önemli. Yani erken dönemde yakalanan, örneğin ışık çakmalarının ilk başladığı dönemlerde daha retinada traksiyon dediğimiz çekintilerin oluştuğu veya yırtık oluşmadan yakalanan dönemlerde lazerle o bölgenin kapatılması sağlamlaştırılması mümkün ve o aşamada hiçbir şekilde görme kaybı olmaz.

Olayın ilerlemesi, retinada dekolman olmasıyla birlikte belirli bir bölgede gölge şeklinde karartı yavaş yavaş büyümeye başlar ve geç kalındığında bu tamamen gözün karanlıkta kalması şeklinde görme kaybı oluşturur. Yani retina belirli bir süre sonra olduğu gibi yerinden ayrılır ve ışıkta göremez hale gelir. Bu aşamayı da geciktirmemek lazım hatta bu aşamaya kadar kesinlikle beklememek lazım. Çünkü ameliyattan veya tedaviden sonra kazanılacak görme seviyesi bu süreyle yakından ilgili. Gecikilmiş vakalarda görme artışı daha sınırlı oluyor ama erken yakalanmış müdahale edilmiş ameliyatla retinanın yatıştırıldığı durumlarda eğer vaka erken yakalanmışsa sonuçlar çok daha iyi. Gecikilmiş vakalarda biraz daha başarı oranı düşüyor ve hiç istenmeyen çok çok gecikmiş vakalarda PVR dediğimiz (proliferatif vitreoretinopati) gelişiminde, körlüğe kadar gidebilen görme kayıpları olabiliyor.”

“KİMLERDE RETİNA DEKOLMANI OLABİLİR, RİSK GRUBUNA KİMLER GİRER”

. Risk faktörlerine değinirsek, miyopinin bir risk faktörü olduğu söyleniyor bu doğru mu? Aynı zamanda glokomya, katarakt gibi hastalıklar da risk yüksek midir? Başka kimlerde retina dekolmanı riskinden söz edebiliriz?
“Miyopinin özelliği göz ekseninin uzun olmasıyla birlikte, retina tabakasında incelme görülüyor. Miyopi derecesi yükseldikçe retinadaki incelme oranı daha da artıyor ve bunu risk grubuna alıyoruz. Mutlaka her muayenede göz hekimi arkadaşlarımız göz bebeğini büyüterek perifer retina taraması dediğimiz, retinadaki incelme bölgeleri, dejenerasyon bölgeleri varsa onları tespit ederek lazerle oraları sağlamlaştırma önerisinde bulunuyorlar. Belirttiğiniz gibi miyopi bir risk faktörü retina dekolmanı için.

İleri yaşlarda vitrenin su oranının azalması, su kaybıyla birlikte, vitrenin büzüşmesiyle retina dekolmanı riski artıyor. Burada kişinin yaşı da bir risk faktörü olarak kabul edilebilir.

Bunlara ek olarak, katarakt ameliyatları günümüzde son derece modern teknolojilerle uygulanıyor. Çok büyük bir risk oluşturmuyor katarakt ameliyatları. Glokomun kendi riskleri var tabi. Glokomun tedavi edilmesini zaten öneriyoruz, çünkü glokom geri dönüşümsüz, görme sinirinde tahribat yaparak görme kaybına sebep oluyor. Dekolmanda çok büyük risk oluşturmuyor bu rahatsızlıklar.”

“RETİNA DEKOLMANI TÜRLERİ NELERDİR, NASIL TEDAVİ EDİLİR”

. Retina dekolmanının 3 tipi dediniz. Tipine, yırtık olup olmamasına ve erken teşhis-geç yakalanmış retina yırtığı olmasına göre, tedaviye yaklaşımınız nasıl değişiyor? Ne tür tedavi seçenekleri var? Cerrahinin, vitrektomi ameliyatlarının yeri nedir?
“Tedavi imkânlarımız modern teknolojiyle birlikte artmış durumda. Bizim hep vurguladığımız, erken aşamada yakalanmış dekolmanlarda öncelikle yırtıkların lazerle kapatılması mümkün. Bilindiği gibi lazer de bir ışık. Retinayı sağlamlaştırıcı etkisi var. Benzetmek gerekirse bir tür lehimleme işlemi gibidir, retinayı sağlamlaştırır.

Eğer yırtık, retinadaki ayrılma üst kadrandaysa yani alt tarafta bir görme kaybıyla başlamışsa ve ilk etapta erken aşamada gelinmişse “pnemotik retinopexy” dediğimiz, göz içerisine gaz yerleştirerek retinanın yatışmasını sağlayabiliyoruz. Bu yöntem, hasta için çok büyük eziyet oluşturmuyor ve retinanın gazla yatıştırılması mümkün oluyor. Bunun ardından yine lazerle sağlamlaştırma işlemi yapıyoruz.

Bunların sonuçları gayet iyi olan yöntemler fakat daha geç kalınmış ve dekolman yayılmışsa, retinanın ayrılan kısımları daha genişse, “çevresel çökertme” dediğimiz gözün dıştan silikon bantla çökertilerek, retinanın yatıştırılması sağlanabiliyor.

Fakat PVR gelişmiş diyabetik retinopati, traksiyona bağlı yırtıklarla birlikte gelişmiş dekolmanlar varsa, vitrektomi dediğimiz güncel yöntemler uygulanıyor. Bunda da başarı şansı oldukça yüksek. Vitrektomiden sonra, bazen retinanın durumuna göre gaz veya silikon verebiliyoruz. Eğer silikon koymuşsak 2- 3 ay sonra silikonun tekrar alınması gerekiyor ama sonuçları yüz güldürücü yöntemler.”

. Önemli bir göz problemi daha var. Sarı nokta hastalığı ya da yaşa bağlı makula dejenerasyonu. Halk arasında sarı nokta hastalığı diye biliniyor. Öncelikle belirtileri nelerdir, günümüz tıbbındaki tedavi yaklaşımı nedir?
“Sarı nokta hastalığı, yaş ortalaması yükselmesiyle birlikte daha sık görülüyor. Entelektüel kesimin okuma yoğunluğunun fazla olması nedeniyle, erken dönemde belirti veriyor ve okumada zorluklar sıkıntılar oluşturabiliyor.

Eğer belirli bir yaştan sonra yani 50’li yaşlardan sonra okuma sırasında sıkıntı duyuluyorsa ve bakılan bölgede karartılar, kırık görmeler varsa mutlaka sarı nokta yönünden bir şüphe uyandırması gerekiyor ve bir kontrol öneriyoruz.

Bu hastalıkta, genetik faktör daha çok ön planda. Ailede, annede babada, akrabalarda sarı nokta hastalığı varsa risk daha da yükseliyor. Sigara kullanımı, güneşli ortamlarda gözün çok ışığa maruz kalması, risk biraz daha artabiliyor. Özellikle açık renk gözlerde mutlaka belirli bir yaştan sonra hele hele genetik bir yatkınlık varsa sarı nokta açısından muayenelerini- kontrollerini öneriyoruz. İlk belirtiler söylediğim gibi kırık görme, bakılan bölgede lekeler, karartılar görme şeklinde olabiliyor.

Günümüzde göz içerisine enjekte ettiğimiz çok etkili ilaçlar, moleküller var. Onlarla birlikte rahatsızlığın en azından hızlı ilerlemesi engellenebiliyor, görmede bir miktar da olsa rahatlama sağlanabiliyor ve daha kötüleşme yani o karartının bakılan bölgedeki, merkezi bölgedeki lezyonun büyümesi engellenebiliyor.”


İçeriği Paylaşın