Testosteron: Seks, Güç ve Kazanma İradesi

Testosteron: Seks, Güç ve Kazanma İradesi

Testosteron: Seks, Güç ve Kazanma İradesi

Bizi Takip Et


Koç Üniversitesi Yayınları (KÜY),  Psikoloji ve Biyoloji kategorisinde Testosteron: Seks, Güç ve Kazanma İradesi adlı kitabı yayımladı. Cambridge Üniversitesi’nde sinirbilim dalında emeritus profesörü Joe Herbert’in kaleme aldığı kitap, Ebru Kılıç tarafından Türkçeye kazandırıldı. Kitapta, Testosteron hormonun doğası, memelilerde ve özellikle insanda nasıl işlediği, erkek davranışını hangi yönlerden etkilediği ve kadınlar açısından oynadığı role ilişkin bulgular etkileyici örneklerle aktarılıyor.

Koç Üniversitesi Yayınları (KÜY) tarafından yayımlanan, Testosteron: Seks, Güç ve Kazanma İradesi adlı kitap raflardaki yerini aldı. Cambridge Üniversitesi’nde sinirbilim dalında emeritus profesörü Joe Herbert’in kaleme aldığı kitap, Ebru Kılıç tarafından Türkçeye kazandırıldı. Kitap, Testosteron hormonunun doğasını örneklerle ele alıyor.

Joe Herbert, Testosteron’da bu güçlü hormonun doğasını, memelilerde ve özellikle insanda nasıl işlediğini, erkek davranışını hangi yönlerden etkilediğini ve kadınlar açısından oynadığı role ilişkin bulguları etkileyici örneklerle ve duru bir dille açıklıyor.

Testosteronun bir memeli türünün erkeklerinde üremenin temel bileşenlerinden biri olduğuna dikkat çeken Joe Herbert, bunun erkek bedeni ve beyninin eseri olduğunu vurguluyor. Herbert kitapta, yalnızca cinsellikle değil, saldırganlıkla, rekabetçilikle, risk almayla, kısacası hayatta kalıp üremeyi sağlayan tüm unsurlarla ilişkili olduğunun altını çiziyor.

Herbert kitapta, “beynin geçmişte bize hizmet etmiş bu özellikleri modern dünyada da varlığını koruyor. İnsan beyni bugün, şekillendiği ortamdan çok farklı bir düzende çalışıyor ve modern dünya bu antik beynin çalışma prensiplerine göre işliyor. Kültürel, politik ve toplumsal açıdan çeşitlilik arz eden modern dünya, testosteronun eski çağlara dayanan etkisini nasıl kontrol altında tutabilir? Seks, saldırganlık, galibiyet, mağlubiyet, şiddet ve savaş insanlık tarihini yaratan kavramlar olduğuna göre, testosteronun da tarihimizde merkezi bir rol oynadığını kabul etmeliyiz,” diyor.


İçeriği Paylaşın