Zamanla Geçer Demeyin: Bel Ve Boyun Ağrıları Tümöre Neden Olabilir

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Fatih Kırar, bel ve boyun ağrılarının nedenlerini ve bel ve boyun fıtıklarının tedavisinde uygulanan son teknolojik yöntemleri anlattı.

Zamanla Geçer Demeyin: Bel Ve Boyun Ağrıları Tümöre Neden Olabilir

Bizi Takip Et


Bel ve boyun fıtıklarının tedavisinde son teknolojik yöntemleri Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Fatih Kırar anlattı.

HANGİ FAKTÖRLER BEL VE BOYUN AĞRISINA YOL AÇIYOR?

. Bel ve boyun ağrısına yol açan hastalıklar nelerdir?

‘‘Basit bir kas ağrısı, bel veya boyun fıtığı ya da boyun ağrısı yapabileceği gibi ağır bir tümör de
yapabilir. Örneğin bir sinir tümörü, eklem tümörü, kas tümörü ya da kemik tümörü gibi çok ağır
durumlar bel ya da boyun ağrılarına neden olabilir. Ancak bel ve boyun ağrıları sıklıkla bel fıtığı ya da boyun fıtığı nedeniyle görülüyor.

Omurgaya yandan bakıldığında bel bölgesi, sırt bölgesi ve boyun bölgesi vardır. Bel bölgesinde beş omur, sırt bölgesinde 12, boyun bölgesinde de 7 tane omur bulunur. Bel bölgesi çukur, sırt bölgesi kambur ve boyun bölgesi de çukur olmalıdır. Normalde yandan bakıldığında omurgamız düzgün kavisli bir S çizer. Her şeyin olduğu gibi omurganın da bir matematiği vardır. Birincisi sırtımızın en çıkıntılı noktası olan boynumuzun yedinci omurudur.

İkincisi, bel bölgesinin orta noktası yani üçüncü omurdur. Bir de kalçanın uylukla birleştiği yer
vardır. Bu üç nokta yukarıdan aşağı doğru birleştirildiğinde omurganın rotbalansı bulunur. Buna
spinal balans denir. Bunun 10 derece önü ya da arkasına da standart sapma denir. Omurga bu
çizgiler arasında yerleşmiş olmalıdır. Ama bugün U tipi yaşam biçimi yaşıyoruz yani evden çıkıp
asansörle otoparka, otoparktan araçla iş yerine, iş yerinde de asansörle yerimize geçiyoruz. Bu U tipi yaşam biçimi artık U tipi bir omurga oluşturmuş durumdadır. Belimiz düzleşmiş, sırtımız
kambur vaziyettedir.

‘‘OMURGANIN AĞIRLIK NOKTASI BELİN ÜÇÜNCÜ OMURUDUR’’

Estetiği normal olan bir omurganın ağırlık noktası belin üçüncü omurudur. Vücudun bu noktasına ağırlık gün içerisinde eşit vaziyette biner. Yani ağırlığın dörtte biri sağdan, dörtte biri soldan, dörtte biri yukarıdan, dörtte biri aşağıdan gelir. Ancak omurganın matematiği bozulduğu, bu balans düzleştiği zaman orta nokta aşağıya dördüncü beşinci omurlara doğru kayar. Ve buraya asimetrik dengesiz bir yük biner. Yani yükün üçte dördü sağdan beşte biri soldan dörtte üçü aşağıdan yukarıdan gelir. Dolayısıyla buradaki eklemler zorlanmaya başlarlar. Omurganın içerisindeki bazı eklemlere daha çok yük biner. Bu durum özellikle dördüncü ve beşinci omurlarda bel fıtığına yol açar.

Bu omurlardaki eklemlere o kadar ağır bir yük biner ki taşıyamaz hale gelir. Basıncın sürekli artmasıyla da bir yerden patlak verir; yani sinirin geçtiği kanala patlar ve sinir altta kalır. Böyle bir durumda öncelikle omurganın matematiğine bakılmalıdır. Erken teşhis önemlidir ama daha da önemlisi hasta olmadan check-up yaptırmaktır. Omurgasında yeni yeni bozulmalar başlayan, ufak tefek bel ağrısı çekenler konukomşudan duydukları ilaçlarla, hurafelerle bunu geçiştirmek yerine nedenini öğrenmelidirler. Aksi takdirde oradaki sorun daha da büyüyecektir.’’

dr_fatih_kirar

‘AMELİYATSIZ YÖNTEMLERDE VÜCUTTAN HİÇBİR DOKU ÇIKARILMIYOR’’

. Ameliyatsız yöntemler konusunda hangi gelişmeler var?

‘‘Bel ve boyun fıtıklarında artık mikro cerrahilerden çok endoskopik yaklaşımlar ön plana çıkmış
durumdadır. Ama sonuçta yine bir ameliyattır. Ameliyat ederken oradan ister istemez önümüzü
açmak için kemik çıkarıyoruz; vücudun en güçlü bağ dokularına neşter vurmak zorunda kalıyoruz. Bu da yüzde 10 nüks oranına yol açıyor. Ameliyatsız yöntemlerde ise hiçbir doku çıkarılmadan ilgili bölgeye küçücük iğnelerle giriliyor. Vücudun doğal yolları üzerinden fıtığın tam içerisine ulaşılıyor. Ve oraya yaptığımız bir formülasyon zerkiyle fıtığı ameliyat etmiş oluyoruz. Zaman içerisinde fıtığın küçülerek siniri rahat bıraktığını görüyoruz. İşlem sadece 15 dakika sürüyor. Hasta üç ay sonra geldiğinde fıtığı MR’ında kaybolmuş oluyor. Hiç ameliyat riskine girmeden günlük yaşantısına dönüyor.’’

ROBOTİK LAZERLE FITIK TEDAVİSİ

. Bu ameliyatsız yöntemler hangileridir?

‘‘Ameliyatsız yöntem olarak ona yakın farklı yöntem bulunuyor. Tedavide üç temel felsefe vardır.
Birincisi ağrıyı gidermektir ama ağrıyı gidermek sorunu çözmek anlamına gelmez. Önce fıtığın
boyutu tespit edilmeli sonra uygun olan tedavi yöntemleri ortaya konulmalıdır. İkinci felsefe direkt fıtığın içerisine uygulanacak özel yöntemlerdir. Üçüncü felsefe de kanal içerisinde sıkıştığı noktada sinirin ödemini almaktır. Çünkü sinirin ağrımasının sebebi şişmedir. Dolayısıyla önce sinir kurtarılacak, sonra fıtığa ve ağrı mekanizmalarına yönelik işlemler yapılacaktır. Bunların hepsinde de en üst teknoloji kullanılmaktadır. Mesela girişimsel işlemler dediğimiz regresyon tedavilerinde robotik lazeri kullanıyoruz. Ameliyat kadar teknik ama bir o kadar da konforlu bir yöntemdir. Ancak hiçbir fıtık tedavisi tek bir yöntemle başarıya ulaşamaz. Doktorun tecrübesi ile teknolojinin gücü bir araya geldiğinde fıtık tedavileri artık gayet kolay hale gelmiştir.’’


İçeriği Paylaşın