Bir Doktordan Hastasına Mektup!


Bizi Takip Et


Sevgili Hastam,
Toplumun ve hastaların sağlığını baş görevim sayacağıma dair Hipokrat Yemini ettiğimi biliyorsun. Tıp doktoru diploması almak; oldukça uzun ve zorlu bir eğitimi, “uykum var”, “yoruldum”, “acıktım” demeden acil nöbetinde 24, hatta 32 saat çalışmayı gerektirir. Bazen günlük mesai süremizin tamamını bir operasyonda, mesela organ nakli ameliyatında geçirdiğimiz olur. Yemek yemeğe, tuvalete gitmeye bile zaman bulamayız böyle durumlarda. Ama bizler hiç şikayet etmeyiz bundan. Bazılarının gece kulüplerinde dans ettiği, çoğunluğun ise sıcacık yataklarında
uyuduğu saatlerde biz hekimler, hastaları hayatta tutmak için zamanla yarışırız. Muayene randevu saatin geçtiğinde, acil serviste yanına bir türlü gelemediğimde seni unuttuğumu sanıp, hemen öfkeye kapılma. Şöyle bir soluklan. Etrafına dikkatlice baktığında acilde senin gibi yatan veya poliklinikte muayene kuyruğu bekleyen onlarca, bazen de yüzlerce hasta dikkatini çekecek. Ve belki de, yüzümdeki solgun, bezgin ve yorgun ifadenin farkına varıp, buna rağmen tüm hastalara yetişebilmek için nasıl çabaladığımı göreceksin. Sırtımdaki aşırı yükün, omuzlarımdaki ağır sorumluluğun farkına var. Tanı ve tedavi aşamasında yaşadığın her sıkıntının günah keçisi olarak görme beni.

DOKTORUN OLARAK BENDEN MUCİZE BEKLEME!

Çoğu kişi taburcu olduktan kısa süre sonra hastanede, yoğun bakımda geçen acılı, ağrılı, uykusuz geceleri unutup, hiç hastalanmamış gibi yaşamaya başlar. Ve bu umursamazlığın faturası ağır olur; hastalık yeniden, belki de devleşerek kapıyı çalar. Sağlık problemlerinin çoğunlukla daha gürültülü bir şekilde geldiği bu durumlarda doktorun olarak benden mucize beklemek ne kadar doğru ve gerçekçidir? İşte, bu yüzden sigarayı veya alkolü bırakman, egzersiz yapman ya da fazla kilolarından kurtulman için yaptığım önerileri dikkate al. İlaçlarını reçeteye yazdığım şekilde ve sürede kullan ki, sağlığını koruyabilesin.

“SAĞLIK ARŞİVİNİN DÜZENLİ OLSUN”

Doğru teşhise varmada hekimin hastasıyla ilk görüşmesi son derece önemlidir. Randevuya gelirken, yaptırdığın son tetkiklerini yanında getimeyi unutma. Sağlık arşivin düzenli olsun. Geçmişten günümüze kadar yaptırdığın tüm tahlilleri karmakarışık bir dosya içimde bana lütfen verme. Evrak yığınları arasında yeni tahlillerinin sonucunu bulabilmek için kaybettiğim vakit yüzünden, sağlık öykünü dinlemeye ve seni dikkatlice muayene etmeye ayıracağım zamanı verimli kullanmam mümkün olmaz.

Bir de sağlık durumunla ilgili sorularıma kısa ve net yanıtlar vermeye, ayrıntıda boğulmamaya özen göster. Mesela, “Sigara kullanıyor musunuz?” diye sorduğumda “bırakma” ve “tekrar” başlama hikayelerini uzun uzun anlatmaya başlarsan buna ne muayene süresi yeter, ne de ben dikkatimi sana odaklayabilirim. Devlet hastanelerinin yanısıra, bazı özel hastanelerde bile 10 dakikayı bulmayan kısıtlı muayene süresinde, hastam olarak seninle yapacağımız görüşmede zamanın doğru kulanılması, doğru teşhis ve tedavi için büyük önem taşır.

UMUT TACİRLERİNE DEĞİL, SADECE DOKTORLARINA GÜVEN!

İnternetten sağlık konusuyla ilgili bilgi araştırırken, doktor ya da hastane ararken dikkatli ol. Sağlıkta umut tacirlerinin yer aldığı engin bir bilgi denizidir internet. Sanal dünyada sörf yaparken, adının önünde profesör yazan herkesin tıp doktoru olmayabileceğini aklından hiçbir zaman çıkarma. Diyabet, kanser, cinsel problemler, ciltteki lekeler gibi sorunlarda otlarla, şifalı taşlarla veya enerjiyle çözüm vaad edenlerden uzak dur. Künyesi olmayan, yani sahibi, yazar ve editörleri belirtilmeyen sağlıkla ilgili web sitelerini dikkate alma. Sadece doktorlarına inan, doktoruna güven. Kullandığın bir ilaç yan etki yaptıysa bu bilgiyi hemen paylaş benimle. Tedavini bana danışmadan asla yarıda kesme. Arkadaşının önerdiği veya kardeşinin kullandığı hiçbir
ilacı ona iyi geldiği için içme. Çünkü tedaviler kişiye özeldir. Zararsız diye önerilen bitkisel reçetelerden de uzak dur. Tıbbın hafızası, hekimine sormadan kullandığı bitkisel ilaçlar nedeniyle karaciğeri, böbrekleri iflas eden, kalp ritmi bozulup yaşamını kaybeden çok sayıda insanın öyküsü ile doludur.

Esra Kazancıbaşı Öztekin

sagligimicin@gmail.com

Not: Bu yazı 11 Şubat 2018 tarihinde Yenibirlik Gazetesinde yayımlandı.


İçeriği Paylaşın