İnme Hastası Ne Zaman Doktora Götürülmeli?

İnme Hastası Ne Zaman Doktora Götürülmeli?

İnme Hastası Ne Zaman Doktora Götürülmeli?

Bizi Takip Et


İnme hastalığında ilk 6 saatin önemine vurgu yapan Türk Nöroloji Derneği Girişimsel Çalışma Grubu Üyesi Doç. Dr. Yakup Krepsi; aniden konuşamama, konuşulanı anlayamama, bir tarafın uyuşması, aniden görememe, baş dönmesi ve şiddetli baş ağrısı şikayetleri olan kişilerin vakit kaybetmeden yetkin bir sağlık kurumuna götürülmesi gerektiğini söyledi.

İnmenin genç yaş grubunda da görüldüğünü kaydeden Doç. Dr. Krepsi, inme konusundaki soruları yanıtladı.

. İnme nedir, nasıl bir hastalıktır? İnme ile felç aynı şey midir?
“İnme aslında bir belirtidir, bazı belirtilerle ortaya çıkan bir durumdur. İnme dediğimiz çok hızlı, aniden gelişen bir durumdur. Felç de bu durumun en sık ortaya çıkan dışavurumudur. 

İnme geçiren bir hasta felç dışında birçok farklı belirtilerle de hastaneye gelebiliyor mesela aniden konuşamıyor, aniden göremiyor, başı dönüp çift görmeye başlıyor veya aniden çok şiddetli başı ağrıyor, bunlar dışavurum şekilleridir. Ayrıca tek bir hastalık değil, iki hastalığı birden barındırıyor içinde. Bir, damarın tıkandığı durumlar bir de beyin damarının kanadığı durumlar vardır. En sık, damarın tıkandığı durumları görüyoruz.”

“BEYNİN HANGİ DAMARI TIKANIRSA O BÖLGEDE BOZUKLUK GÖRÜLÜYOR”

. İnmenin belirtileri nelerdir?
“Beyin, bizim en çok hareketlerimizi yöneten bir organdır dolayısıyla beynin neresine dokunursanız dokunun hareketle ilgili bir problemi çıkıyor dolayısıyla felç çok sık ortaya çıkan bir durum ama beyin aynı zamanda konuşmamızı, görmemizi sağlayan da bir organdır. Dolayısıyla beynin hangi bölgesinin damarı tıkanırsa o bölgenin işlevi geçici ya da kalıcı olarak ortadan kalkıyor. Konuşma merkezi ise aniden konuşamıyorsunuz ya kendinizi ifade edemiyorsunuz ya konuşulanı anlamıyorsunuz ya da telaffuzunuz bozuluyor. Bazı durumlarda görme alanınızın bir tarafını göremiyorsunuz, bir gözünüzle göremiyorsunuz bazen iki gözünüzle göremiyorsunuz bazen beyin sapı dediğimiz bölgenin fonksiyonlarına bağlı olarak çift görme, baş dönmesi, ani dengesizlik gibi şikayetler ortaya çıkabiliyor. 

Burada önemli olan, bunların aniden ortaya çıkmasıdır ve çoğunlukla bunlar bir iki tane olmak üzere birlikte ortaya çıkarlar. Felç artı konuşma bozukluğu, çift görme ve baş dönmesi gibi.”

. Belirtiler için sözü edilen geçici süre ne kadardır?
“Geçici olan her şey önemli olmayan bir şey gibi algılanır. Aslında geçici olan ile kalıcı olan arasında hiçbir fark yoktur. Geçici olan bir alarm zili gibidir, kalıcıdan farkı yoktur çünkü yaklaşık 15 dakika oldu ve bitti ya da yarım saat oldu ve bitti ise bu bir daha olacağı anlamına gelir ve önümüzdeki bir hafta içerisinde yüzde 10 oranında kalıcı olacak demektir. 

Bir inme geçirdiğinizde kalıcı bir şikayetiniz varsa ve iyi tedavi olmazsanız bir hafta sonra ikincisini yüzde 10 oranında geçirirsiniz. Yani geçici de olsa kalıcı da olsa mutlaka hekime koşmak gerekir çünkü yeni bir inme yeni bir kalıcı hasar, kalıcı sakatlık demektir.”

“İNME DÜNYANIN VE TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK SORUNU”

. İnme ne tür sorunlara yol açar?
“İnme, dünyanın ve Türkiye’nin en büyük sağlık sorunudur. Türkiye’de her yıl 250 bin tane inme hastası sağlık sistemimize katılıyor ve inme, hastalıklardan sonra dünyanın birinci sakatlık nedenidir. 

İnme geçirdikten sonra biz tekrar işimize gücümüze dönecek durumda olamıyoruz veya emekliysek torunumuzla oynayacak durumda olamıyoruz dolayısıyla bu sakatlık demektir ama inme erken dönemde aynı zamanda ölüm demektir dolayısıyla çok sık rastlanan ve sonuçları çok ciddi olan bir damar hastalığıdır.”

. Hipertansiyon, inme için önemli bir risk faktörü müdür?
“İnmenin en önemli risk faktörü hipertansiyondur. Gençlerde sigara inmenin birinci risk faktörüdür. Bizim ülkemizde en sık inme geçirme yaşı 60’tan sonra başlar ve nedeni hipertansiyondur tüm dünyada olduğu gibi… Kalp krizi geçirme riski açısından hipertansiyon, inmeden daha az rol oynayan bir faktördür. Yüzde 40 hasta hipertansiyon nedeniyle inme geçirirken; yüzde 25 hasta hipertansiyon nedeniyle kalp krizi geçiriyor dolayısıyla hipertansiyon mutlaka en iyi tedavi edilmesi gereken bir risk faktörüdür.”

“İNME GEBELİK DE BİLE GÖRÜLEBİLİYOR”

. Gençlerde inmenin görülme oranı nedir? Kadın erkek farkı var mıdır?
“Kadın erkek farkı yoktur, gebelik de dahi inme ortaya çıkabilir. Genellikle kişi 45 yaşının altında inme geçirdiğinde buna genç inme diyoruz ve yaklaşık 20 yaşlarından itibaren inme geçirme riskimiz her yaşta artar şekilde ilerliyor ama bu tabii ki  60-65 yaşın üzerindeki yoğunlukta değildir. 

Genç yaşta ortaya çıkan inmelerin nedenleri biraz farklıdır, daha çok damar yırtılması, erken kalp rahatsızlıkları, kapak hastalıkları gibi rahatsızlıklardır. Geç yaşta ortaya çıkanlar daha çok halk arasında damar sertliği olarak bilinen yüksek kolesterol, tansiyon, şeker hastalığına bağlı damar hasarlanmaları olabiliyor. Bir de genç yaşta doğuştan birtakım kanı pıhtılaştıran etkenler de aynı zamanda inme nedeni olabiliyor.”

. Kan sulandırıcı ilaç kullananlarda da eğer kanın sulanma düzeyi sağlanamazsa yine inme riski var mıdır?
“Evet, vardır özellikle tıkayıcı bir inme geçirdikten sonra mutlaka korunmak için kan sulandırıcı ilaçlar kullanıyoruz. İnmeden korunmak için önceden kan sulandırıcı ilaç kullanalım gibi bir durum söz konusu olamaz ama inme geçirdikten sonra mutlaka tekrar etmesin diye farklı kan sulandırıcı ilaçlar kullanmak gerekiyor.”

. İnmenin şekline göre farklı tedaviler mi uygulanıyor hastaya? Örneğin tıkayıcı inmeye farklı, kanamalı inmeye farklı tedavi mi uygulanıyor?
“Kanamayla ortaya çıkan bir inmede asıl önemli olan beynin içerisinde aniden gelişen bir kitledir, bir şekilde erkenden bu kitleyi uzaklaştırmamız lazım dolayısıyla cerrahi daha ön plana çıkıyor. Veya kan sulandırıcı ilaç altında böyle bir kanama gelişiyorsa hemen kanın çabuk pıhtılaşmasını sağlayacak ilaçla önlem almanız gerekecektir. 

Tam tersi pıhtıya bağlı damar tıkanmalarında da bu damarı mümkün olan en kısa zamanda açmanız gerekiyor.”

. İnme bulgularıyla gelen hastalara ne tür tetkikler yapıyorsunuz? Kişinin geçirdiği inmenin; tıkanmadan mı, yoksa bir kanamadan mı kaynaklandığını nasıl belirliyorsunuz?
“Hasta hastaneye gelene kadar bunu saptama imkanımız yok bu yüzden ne tür bir inme geçirdiğini bilmiyoruz o nedenle hiçbir tedavi yapamıyoruz ama hasta hastaneye geldikten sonra en basit yöntem bilgisayarlı tomografi çekmektir. Artık her hastanede bir bilgisayarlı tomografi vardır. Hemen anında kanamayla damar tıkanmasını birbirinden ayırabiliyoruz ve tedavi olanaklarını gözden geçiriyoruz.”

“İNMEDE İLK 6 SAAT ÇOK ÖNEMLİ”

. İnmede ilk kaç saat hayati önem arz eder? Bu konuda hasta yakınları bir inme belirtisi gördüklerinde nasıl yardımcı olmalıdırlar?
“Saydığım şikayetlere tanık olduğumuz hastanın tedavi olabilmesi için üst zaman sınırı 6 saattir. İlk 6 saatte hasta, yetkin bir merkeze ulaştırılabilmelidir. Siz eğer bu hastayı 10’uncu dakikada gördüyseniz ‘önümde daha 5 saat var’ dememelisiniz çünkü ilk birbuçuk saatte yapılan tedavide 3 hastanın biri tedaviden faydalanırken; ilk 3 saate geldiğinizde 7 hastanın biri, ilk dertbuçuk saatte hastaneye gelindiğinde 10 hastanın biri tedaviden yararlanabiliyor.Dolayısıyla 6 saat kadar vaktimiz var ama mümkün olduğu kadar en kısa zamanda hastaneye ulaşmak gerekiyor.”

. İnme merkezinde ne gibi branşlar olmalı?
“İnme merkezinde nörolog, hemşire, terapistler, fizyoterapistler, dil ve konuşma terapistleri, psikologlar, iş ve uğraş terapistleri temel grubu oluşturmakta ama bunun yanında bir kardiyolog, iç hastalıkları uzmanı, diyabet uzmanı, bir nöroşirurji uzmanı, kalp damar cerrahı bütün bunlar değişik seviyelerde bu ekibin en önemli ortaklarıdır; hastada iyi bir tedavi sürecini devam ettirebilmek için.

Eğer böyle bir ekibiniz varsa ortak bir plan yürütebiliyorsanız bu tedavileri önceden organize edip de hasta geldiğinde bunu direkt uygulayabiliyorsanız, hastayı yatıracağınız bir de özel alan varsa hastanede inme merkezi var demektir.”

. Sıcak havalar bazı inme çeşitleri için riski artırıyor. Sıcak havalarda hangi kişiler inmeye karşı önlem almalıdır?
“Damar hastalığı olan herkes (ister kalp ister beyin damar hastalığı geçirmiş olsun) sıcaktan kendilerini korumak zorundadır. Özellikle 60-65 yaşın üzerindeki insanlar kendilerini sıcak havadan korumak zorundalar. Sıcak havada su kaybediyoruz ve çok güç sarf ediyoruz. Bütün bunlar yan yana geldiğinde tıkanmaların, kanamaların sıklığı artıyor.”

“İNME BELİRTİLERİ FARK EDİLDİĞİNDE BEKLEMEMEK GEREKİYOR”

. Risk taşıyan kişiler sıcak havalarda ne gibi önlemler almalılar?
“Günün ilk saatleri ve son saatleri bizim için harika zamanlardır. Günün en sıcak saatlerinde sokakta olmamamız lazım, efor sarf ettiren işler yapmamamız lazım. Yeteri kadar sıvı almamız lazım. Yine bu dönemde ilacımızı aksatmamamız lazım. Özellikle hipertansiyonu olan kişilerin sıcakla birlikte kan basınçları çok artabilir o yüzden hipertansiyon ilaçlarını aksatmamaları lazım.”

. Ne tür durumda kişiler, yakınlarını bir sağlık merkezine, bir inme merkezine götürmeliler?
“Hastayla yan yanasınız hiçbir neden yok iken birden bire aniden bir tarafının tutmaması (kol ya da bacak), konuşurken aniden konuşamaz hale gelmesi veya dediğinizi anlamıyor hale gelmesi, dilinin dolanması ve peltek konuşmaya başlaması, kişinin görememesi, çift görmesi gibi şikayetleri gördüğünüzde tersi gösterilene kadar bu bir inme belirtisidir. Tek yapacağınız şey, olduğunuz yerde durmamak, geçecek diye beklememek, kolonya ya da soğuk suyla geçiştirmeye çalışmamak, tansiyon için dilaltı hap vermemek, kan sulandırıcı aspirin vermeden hastayı uygun bir araçla en yetkin tedavilerin verilebileceği bir hastaneye getirmektir,”

. Yaşlıların inme tedavisinde son yaklaşım nedir?
“Yaşlılarımızı ilaçlardan korumaya, birtakım agresif tedavilerden korumaya çalışırız ama artık biliyoruz ki 80 yaşından sonrası ve 80 yaşından öncesi arasında pıhtı eritici, damar açıcı ilaç tedavilerinin yararı açısından hiçbir fark yok. Dolayısıyla 80 yaşından sonra da bu ilaçları güvenle kullanabiliyoruz çok yararlı oluyorlar.”


İçeriği Paylaşın