Televizyon Aile İçi İletişimi Sabote Ediyor

Televizyon Aile İçi İletişimi Sabote Ediyor

Televizyon Aile İçi İletişimi Sabote Ediyor

Bizi Takip Et


İstatistikler, televizyon izleme oranlarının ülkemiz için alarm verici seviyede olduğuna işaret ederken, uzmanlar, aşırı televizyon izlemeyi aile bireyleri arasında iletişimin kopmasına yol açan en önemli etkenler arasında gösteriyor.

Televizyon bağımlısı olan ebeveynler, bu bağımlılıklarını çocuklarına aktarıyor. Uzmanlar, evde vakit geçirmek üzere başka alışkanlıklar kazandırılmayan çocukların, ebeveynlerin bu bağımlılıklarını devraldığını belirtiyor. Televizyonun sürekli açık olması aile bireyleri arasında iletişimin kopmasına yol açan en önemli etkenlerden biri olarak gösteriliyor.

Yeşilay Dergisi’nin Mart sayısında aşırı televizyon izlemenin aile ilişkileri ve çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri ele alındı. Çocuklarda ekran bağımlılığı sorununa dikkat çeken Klinik Psikolog Mehmet Dinç, anne-babaların çocuğun ekran karşısında geçirdiği süre ve içeriğini kontrol etmesi gerektiğini vurguluyor. Yaşına uygun olmayan içeriklere maruz kalan çocukların çocukluklarını yaşayamadan yetişkinlerin dünyasına girdiğini belirten Dinç, bunun da erken ergenlik gibi çeşitli sorunlara yol açtığını belirtiyor.

“ ÇOCUKLAR ÇOCUKLUĞUNU YAŞAYAMADAN YETİŞKİNLERİN DÜNYASINA GİRİYOR”

Özellikle 0-2 yaş çocuklarda beyin gelişiminin çok hızlı ilerlediğini belirten Dinç, “Bu dönemde çocukların beş duyu organlarını aktif bir şekilde kullanmamaları veya birini kullanmayıp diğerini daha fazla kullanması beynin gelişmesinde sıkıntıya yol açıyor. Ekranla kurulan ilişkide de beş duyu organı kullanılmıyor; dolayısıyla beynin gelişmesinde sorun yaşanıyor. Üstelik çocuklar, tek yaptıkları televizyon izlemek olan ebeveynlerini gördükçe, bunun normal olduğunu düşünüyor. Çocuklar da bu şekilde yetişiyor” diyor. Erken yaş grubunda uzun süre ekran karşısında kalmanın ekran bağımlılığından ziyade, beyne zarar verdiğinin altını çizen Dinç, televizyondaki dünyayla gerçek yaşam arasındaki farkın çocuklarda adaptasyon sorununu ortaya çıkardığını vurguluyor.

2 yaşından 6-7 yaşına kadar günlük yarım saati geçmeyen bir kullanım tavsiye ettiklerini belirten Dinç, “Bu kullanımdan kastımız cep telefonu, bilgisayar, televizyonun ayrı ayrı yarım saat kullanım değil; 24 saat içinde hepsinin toplam yarım saat kullanımıdır” diyor.

NÜFUSUN YÜZDE 84’Ü HER GÜN TV İZLİYOR

İstatistikler, televizyon izleme oranlarının ülkemiz için alarm verici seviyede olduğunu gösteriyor. Türkiye İstatistik Enstitüsü verilerine göre ülkemizde ailelerin yüzde 94’ü, televizyon izlemeyi her gün gerçekleştirdikleri sosyal aktivite olarak ifade ediyor. Ortalama bir aile, günde 4,5 saat televizyon izliyor. Ülkemiz nüfusunun yüzde 84’ü “her gün televizyon izlediğini” söylüyor. Nüfusun yüzde 40’ı, televizyonda izleyecek bir şey bulamasa da televizyon izliyor. Bu rakamlara göre dünyada ABD’den sonra en çok televizyon izleyen ülke sıralamasında Türkiye ikinci sırada.

TELEVİZYON İZLEME SAATİNİ AZALTACAK 5 ÖNERİ

  1. En sevdiğiniz programları belirleyin. Dizinin başlama saatinde TV’yi açın, bittiğinde de kapatın.
  2. Bir hobiniz olsun. Hobisi olan insanlar olmayanlara göre daha az televizyon izliyor.
  3. Ailenizle kararlarınızı paylaşın. Onlardan size, televizyona alternatif olacak öneriler ve tavsiyeler vermelerini ve destek olmalarını isteyin.
  4. Kurallar koyun. Televizyon izlemeyi, kendinize bir ödül olarak konumlandırabilirsiniz. Örneğin, “Bu kitaptan 40 sayfa okursam, sonrasında 1 saat sevdiğim diziyi izleyebilirim” ya da “Çocuğum ile 1 saat vakit geçirirsem, sonrasında 1 saat TV izleyebilirim” gibi…
  5. Abur cubur TV: Önemli bir gelişme ile ilgili bir TV programını izlemek haber alma açısından “sağlıklı bir ana yemek” ise, size hiçbir şey katmayan, sadece zamanınızı harcayan bir TV programını izlemek de abur cubur yemek gibidir. Size katkısı olmayan şeyleri izlemeyin.

İçeriği Paylaşın