Yaz Aylarında Artan Vajinal Mantara Dikkat!

Acıbadem Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Emre Özgü, özellikle yaz aylarında kadınların sıklıkla karşılaştığı vajinal mantar enfeksiyonu ve mantar enfeksiyondan korunma yöntemlerine dair önemli uyarılarda bulundu.

Yaz Aylarında Artan Vajinal Mantara Dikkat!

Bizi Takip Et


Yaz mevsiminde tatil sezonu ile kadınlarda mantar enfeksiyonu görülme sıklığı artıyor. Peki tatil döneminde kadınların korkulu rüyası olabilen bu vajinal mantardan korunmak için ne yapabiliriz? Acıbadem Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Emre Özgü, kadınların sıklıkla karşılaştığı vajinal mantar enfeksiyonu ve mantar enfeksiyondan korunma yöntemlerine dair önemli uyarılarda bulundu..

MANTAR ENFEKSİYONU NEDEN OLUYOR?

Mantar enfeksiyonlarının yazın daha sık görüldüğünü ve bu soruna yol açan pek çok nedenin olduğunu söyleyen Doçent Doktor Emre Özgü, risk faktörlerini ise şöyle sıraladı; 

 1-Vajinal bölgede iyi ve kötü mikroorganizmalar aynı bağırsaklardaki gibi bir düzen içerisinde yaşarlar. İlaç kullanımı, hastalık, dış etmen maruziyeti gibi durumlarda bu düzen bozulur ve kötü olarak kabul edilen mikroorganizmalar o bölgeyi işgal ederler.

2-Antibiyotik kullanımı, yoğun alkol tüketimi, karbonhidrattan zengin besinlerin tüketiminin artması gibi sebepler mantar enfeksiyonu için önemli risk faktörlerindendir. 

3-Havuz sezonunda da mantar enfeksiyonlarının arttığını gözlemlemekteyiz. Sanılanın aksine mantar enfeksiyonunun havuzdan direkt olarak bulaşması mümkün değildir. Ancak havuz temizliği için kullanılan klor benzeri kimyasal maddeler mayolarda birikebilir ve bu kimyasallara maruziyet cilt ve mukozada irritasyona sebep olur. Tahriş olmuş cilt ise mantar enfeksiyonlarına daha duyarlı hale gelmektedir. Aynı zamanda klor vajinal bölgedeki pH dengesini olumsuz etkileyerek yine mantar enfeksiyonu için risk faktörü oluşturmaktadır.

MANTAR ENFEKSİYONU BELİRTİLERİ

Mantar enfeksiyonunun en sık görülen bulgusu vajinal kaşıntıdır. Kaşıntının yanında beyaz, parçalı zaman zaman hastaların süt kesiği olarak tarif ettiği akıntı da gözlenebilir. Akıntı ve kaşıntıya bağlı olarak genital bölge derisinde kızarıklık ve tahriş de olabilir. Eğer bu belirtilerden biri ya da bir kaçı varsa, bir uzmana başvurmak gerekmektedir.

MANTAR ENFEKSİYONUNA KARŞI ALINABİLECEK ÖNLEMLERb

Her ne kadar havuz sezonu mantar enfeksiyonu için risk oluştursa da yaz aylarında havuz keyfinden tamamen mahrum kalmanın gerekmediğini belirten Doktor Emre Özgü, alınacak basit önlemler ile enfeksiyon riskinin minimuma indirilebileceğini dile getirdi.

Alınacak önlemlerin en başında havuzda kalınan sürenin ayarlanması mümkünse uzun süre havuzda kalmaktansa ara ara havuzdan çıkılarak ara verilmesi gerektiğini söyleyen Özgü,"Islak mayonun havuz sonrası değiştirilmesi hem kimyasal maddelere maruziyeti minimuma indirir hem de nemli ortamın ortadan kaldırılması ile mantar üremesinin önüne geçer" dedi.  

 ”Mantarlara karşı koruyucu olan iyi bakterilerin sayıca fazla olmasını sağlayabilmek için doğal probiyotiklerden zengin olan ev yapımı yoğurt benzeri gıdaların daha sık tüketilmesine özen gösterilmelidir” diyen Doktor Özgü, ”Özellikle adet döneminde kullanılan hijyenik ped, tampon gibi sentetik materyaller bakterilerin çoğalması için uygun bir ortam oluşturmaktadır. Bu sebeple bu malzemeleri mümkün olduğunca kısa süreli kullanmak ve sık aralıklarla değiştirmek akıntıyı önleme konusunda faydalı olacaktır” İfadelerini kullanarak günlük ve tuvalet sonrası kullanılan temizlik ürünlerinin mümkün oldukça vücut dengesine uygun olmasına, kokulu ya da katkılı olmamasına özen gösterilmesinin de altını çizdi.

Hemen hemen her kadının hayatının bir döneminde karşılaştığı, yaz döneminde sık tekrarlayarak ya da uzun süre devam ederek kadınların hayatını kabusa çevirebilen mantar enfeksiyonu için en iyi tedavinin, önlemleri alarak gelişmesini önlemek olduğunu söyleyen Doçent Emre Özgü, ”Eğer bir şekilde mantar enfeksiyonuna yakalandığınızı düşünüyorsanız erken dönemde doktor kontrolüne gidip uygun tedavinin alınması hastalığın kronik hale gelmesini engelleyecek ve daha ciddi sorunlara yol açmasının önüne geçecektir” ifadelerini kullandı.


İçeriği Paylaşın