Bel ve Boyun Fıtıkları Hangi Şikayetlere Yol Açar? Tedavisi Nasıl Olur?

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Fatih Kırar, Bel ve boyun fıtıkları hakkında merak edilenleri yanıtladı.

Bel ve Boyun Fıtıkları Hangi Şikayetlere Yol Açar? Tedavisi Nasıl Olur?

Bizi Takip Et


Her bel ağrısı bel fıtığı mıdır? Bel ve boyun fıtıkları hangi belirtilere yol açar? Bel ve boyun fıtığı tedavisinde uygulanan ameliyatsız yöntemler nelerdir? Bu yöntemlerin ortak özellikleri nelerdir? Bel ve boyun fıtıklarının belirtilerini ve nasıl tedavi edildiklerini Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Fatih Kırar anlattı. 

‘‘FITIK, OMURGANIN EKLEM PROBLEMİDİR’’

. Her bel ağrısı bel fıtığı mıdır? 

‘‘Her bel ağrısı bel fıtığı değildir. Her bel fıtığına da ameliyat gerekmez. Bel ağrılarının pek çok nedeni vardır. Bel bölgesi kaslardan, bağ ve eklem dokularından, kemik dokularından oluşmuş bir yapıdır. Omurga ve iki omurgayı birbirine bağlayan bir eklem dokusu ve omurganın içerisinde sinirin seyrettiği bir yol vardır. Buradaki düzen bozulduğunda günlük yaşantımız içerisinde ağır streslere maruz kalan eklem zaman içerisinde taşmaya ve siniri rahatsız etmeye başlar. Fıtık omurganın eklem problemidir. Dolayısıyla kemik ve sinir dokularından oluşan bu yapıda fıtığın hangi dokudan ne şekilde ortaya çıktığı yapılan tetkiklerle ve muayenelerle kendini gösterecektir. Fıtık bel ağrısıyla başlayacağı gibi tamamen bacak ağrısına döndüğü takdirde ikinci derece ilerlemiş bir fıtıktan bahsetmiş oluruz. Her beli ağrıyan fıtık mı oldum diye tereddüt etmesin ama bacağı ağrıyan birisinin fıtık olma ihtimali yüzde 100’e yakındır.’’ 

‘‘HASTALAR ŞİKAYETLERİNİ İHMAL ETMEMELİLER’’

. Bel ve boyun fıtıkları hangi şikayetlere yol açar? Fıtıktan kaynaklanan ağrının ayırıcı bir özelliği var mıdır?

‘‘Bel fıtığının temel şikayeti bacak ağrısıdır. Beraberinde uyuşma, karıncalanma ve özellikle yürümede mesafenin kısalması yani bugün bir km gittiği yeri yarın 500 metre gidebiliyorsa ya da dinlenerek gitmek zorunda kalıyorsa artık sinirlerle ilgili bir fıtıktan söz etmek mümkündür. Erkeklerde özellikle cinsel fonksiyonlarda etkilenme bazen ilk belirti olarak görülür. Beraberinde idrar yapmakta zorlanma ve hatta idrar kaçırma durumları da görülebilir. Ayrıca kabızlık bir fıtık sorunudur. Sürekli kabızlık yaşayan insanların mutlaka bel fıtıklarının değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenlerle muayene çok önemlidir. Çünkü herkesin fıtık şikayeti kendisine özeldir. Bazı hastanın küçücük bir fıtığı olur ama yürüyemez. Bazısının da kocaman fıtığı vardır ve ameliyat önerilmiştir ancak hasta koşabilir durumdadır. Dolayısıyla hastaya özel tedavi yöntemleri uygulanır. Hastanın kendi fıtığına özel tekniklerle fıtığın sinire yapmış olduğu baskının derecesi dahi ölçülerek önce problem net bir şekilde ortaya konulur. Beraberinde mümkünse ameliyatsız tedavilerle başlanır. Hastalar şikayetlerini ihmal etmemelidirler. İstirahatle ve birilerinden duyma ilaçlar vs. kullanarak şikayetleri kısa süreliğine bitiyor ama 6 ay – bir yıl sonra tekrarlıyor ve git gide bu süreler 30 yıla kadar çıkıyor. Erkekler ise cinsel fonksiyonlarında rahatsızlık hissettiklerinde üroloji üroloji geziyorlar ama bel fıtığı tanısı konulmuyor. Sürekli geciktirdikleri için de gerçek tedaviye ulaşamıyorlar ve problem büyüyerek artık bir ameliyat düzeyine geliyor. Oysa erken teşhis edebilsek ameliyatsız çok etkili tedavi yöntemlerimiz var. Dolayısıyla erken teşhis için şikayet  oluştuğu andan itibaren mutlaka profesyonel bir destek almalılar.’’ 

‘‘BEL FITIĞINDA AMELİYATA İHTİYAÇ ORANI YÜZDE BİR BİLE DEĞİLDİR’’  

. Bel fıtığı vakalarının yüzde kaçında ameliyata ihtiyaç duyuluyor?

‘‘Bel fıtığında ameliyata ihtiyaç duyulma oranı yüzde 1 bile değildir. Tedavi yöntemleri fıtığın derecesine göre değişmekle birlikte ameliyata gidene kadar önümüzde yaklaşık 30’a yakın tedavi yöntemi var. Hastalar ilk başta fıtığın derecesi ve muayenesine göre ağrı kesici, istirahat, sıcak tutma gibi basit tedavi yöntemleriyle ağrıları açısından rahatlatılıyor. Sonra fıtığın derecesi ve sinire olan etkinliği tespit ediliyor. Fıtığın derecesi eğer birinci ve ikinci derecelerdeyse ve çok uzun süreden beri bu problemi yaşamıyorsa son derece basit fizik tedavi yöntemleriyle bile şikayetlerinden kurtulabiliyor. Ancak fıtığın derecesi 3. - 4. dereceye ulaşmış ve sinirleri rahatsız etmişse hastalar fizik tedavilerden fayda görmüyorlar. Ve önlerine direkt ameliyat kararı konuluyor. Bu durumda da hastalar ameliyat dışı yöntemlere ümit bağlıyorlar. Ancak aklı başında olan insanlar bilimsel yöntemlere başvururken diğerleri köy kasaba gezip sülükle tedavi etmeye çalışıyorlar. Ameliyatsız tedavi yöntemleri ameliyata gidene kadar yüzde 99 bu sorunları çözüyor. Ama ameliyat noktasına gelmemek için mutlaka erken teşhis olmalı ve fıtığın derecesi net bir şekilde ortaya konmalıdır. Sonra da ameliyatsız tedavi yöntemleri uygunsa bir an evvel harekete geçilmelidir.’’

‘‘AMELİYATSIZ YÖNTEMLERDE AMAÇ SİNİRİ KURTARMAKTIR’’

. Bel ve boyun fıtığı tedavisinde uygulanan ameliyatsız yöntemler nelerdir?

‘‘Fıtık, sinirin altta kalmasıdır. Dolayısıyla siniri kurtarmak gerekir. Sinirin kurtarılmadığı her yöntem zaman kaybettirecektir. Sinirin kurtulması için 9 ayrı yöntem vardır. Bunlar küçük iğnelerle fıtığın bulunduğu noktaya ulaşıp oraya zerk ettiğimiz özel formülasyonla fıtığın siniri rahat bırakması için yaptığımız özel tedavi yöntemleridir. Burada amaç sadece ağrıyı kesmek değil mutlaka siniri kurtarmak ve bunu doğal yollarla yapmaktır. Ameliyat sonrası nüks etmesinin nedeni, fıtığı temizlemek için neşterle oraya ulaşırken beş tane dokunun kesilmesi ve eklemden parçalar çıkartılmasıdır. Bağ doku eklemin en güçlü bariyeridir. Dolayısıyla aynı yerden iki yıl içinde tekrar etme oranı 5 - 10 arasında değişmektedir. Ameliyatsız yöntemlerde ise fıtığa vücudun doğal boşluklarından ulaşılır ve fıtık kuruyup hacim kaybeder. Hacim kaybeden fıtık da siniri rahat bırakır.’’ 

‘‘TAM BİR TEDAVİ İÇİN AĞRIYA VE SİNİRE MÜDAHALE AYNI ANDA YAPILMALI’’ 

. Hangi yöntemin hangi hastaya uygulanacağına nasıl karar verilir? Kombine tedaviler gerekebilir mi?

‘‘Bel fıtığının tedavisi bir tane olamaz. Ben 9 ayrı yöntem kullanıyorum ama en az 3 kombinasyonla gerçekleştiriyorum. Bu da başarı oranını yüzde 90’ların üzerine taşıyor. Kanal içerisinde direkt sinirin kendisine müdahalelerde bulunuyoruz. Beraberinde buradaki problemleri beyne aktaran alarm mekanizmalarına yönelik müdahalelerde bulunuyoruz ki buranın durumuyla ilgili ağrılar ortaya çıkmasın. Ağrı kesme yöntemi olmadan, beraberinde sinirin tamiri için gerekli müdahale olmadan, beraberinde siniri sıkıştıran fıtığı ortadan kaldıracak müdahale olmadan tam bir tedavinin ortaya çıkması mümkün değildir. Tek başına ağrı kesilirse orada olay devam ettiği için üç aya kalmadan tekrar başlayacaktır.’’  


İçeriği Paylaşın