Tansiyon Hastaları Koronavirüs Sürecinde Nelere Dikkat Etmeli?

Tansiyon Hastaları Koronavirüs Sürecinde Nelere Dikkat Etmeli?

Tansiyon Hastaları Koronavirüs Sürecinde Nelere Dikkat Etmeli?

Bizi Takip Et


Koronavirüsün en fazla etkilediği hastalık grubu kronik hastalığı olanlar. Avrupa Hipertansiyon Türk Kardiyoloji Derneği Kurul Üyesi ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Serap Erdine bu konuda bilgi verdi.

Bugüne kadar koronavirüse yakalanan hastalar içerisinde hipertansiyon hastalarının dağılımıyla ilgili elinizde ne gibi veriler var acaba?

Hipertansiyon zaten önemli bir sağlık sorunudur. Covid 19’la birlikte de gerek Çin gerek İtalya’dan gelen verilerin ışığında bazı sonuçlara da vardık; ancak bu sonuçların bir kısmı hala tartışmalı. Çin’de yapılan çalışmalara göre koronavirüse yakalanan hastaların yüzde 20-30’unun hipertansif ve yüzde 15-20 arasında da şeker hastası. İtalya’da yapılan bir analizde koronavirüse bağlı olarak kaybedilen 3 bin 200 hastanın sonuçlarına bakıldığında yüzde 73’ünün hipertansif olduğu ortaya çıktı. Bu hipertansif hastaların koronavirüse yakalanma riskinin daha fazla olduğunu ortaya koyabilir. Yine İtalya’daki sonuçlara bakıldığında bu verilerin daha yaşlı popülasyonda, yaşlı bireylerde görüldüğünü söyleyebiliriz. Ancak bunu sadece yaşlılara görülüyor şeklinde yorumlayamayız. Çünkü dünyaya baktığımızda örneğin ABD’de 18 yaşındaki bir kişinin de koronavirüse yakalandığı biliniyor. Bu nedenle tüm yaş gruplarını kapsıyor diyebiliriz ve bunun için bütün yaş gruplarının dikkat etmesi gerekiyor. Yine İtalya’da yapılan çalışmanın sonuçlarına bakıldığında eğer kişide başka hastalıklar varsa yani hipertansiyon, şeker hastalığı, böbrek hastalığı varsa çok daha sık olarak görülmekte olduğunu söyleyebiliriz.

TÜRKİYE’DE HİPERTANSİYON HASTALIĞI

Türkiye’de ne kadar hipertansiyon hastası ve hipertansiyon hastalarının yaşlara göre bir dağılımı var mı?

Türkiye’de yüzde 20 dolayında hipertansiyon hastası var. 45 yaşından önce ve daha sıklıkla erkeklerde görülüyor. Ortalama menopoz yaşı 45 olduğu için kadınlarda ve erkeklerde yüzde 50’lere varan oranlarda hipertansiyon görülmektedir. Bu Çin’deki orana eş değer. Çin’de de yine hastaların yüzde 50’si hipertansif. Ancak Çin’de 3’te 1’i tedavi altında ve kontrol oranı yüzde 10. Bizim ülkemize gelindiğinde ise kontrol oranları çok daha yüksek. Tabii ki daha ileri yaşta hipertansiyonun görülme sıklığı daha fazla. O nedenle hipertansiyon hastalarının çok dikkatli olması gerekiyor; ama sadece ileri yaş grubunun değil. Tüm yaş gruplarının mutlaka özenle bu konu üzerinde durup gerekli önlemleri alması gerekiyor.

KORONAVİRÜS VE HİPERTANSİYON

Neden hipertansiyon hastalarının koronavirüse yakalanma riskleri diğer kişilerden daha yüksek?

Hipertansiyon hastalarının koronavirüse yakalanma riski daha yüksek demek şu aşamada doğru değil. Kesin sonuçlara varmış değiliz. Tüm olgular ayrıntılı olarak değerlendirildikten sonra daha net sonuçlar alabileceğiz.  Biliyoruz ki koronavirüs akciğerlerde ve diğer organlarda etkisini gösteriyor. Bu dönemde belirli ilaç gruplarıyla ilgili tartışmalı konular da ortaya çıktı. Örneğin “bazı grup ilaçların bu proteini artırıp, virüsün daha fazla etkili olmasına yol açabildiği” konuşuldu. Hastalar da “bu ilaçları kullanmayalım” gibi bir düşünce oluşmaya başladı. Ancak Avrupa Kardiyoloji Derneği ve Avrupa Hipertansiyon Derneği’nin şu anki bilgiler ışığında bu grup ilaçların kesilmesinin gerekli olmadığı ve hastaların kesinlikle kendiliklerinden tedavilerini değiştirmemeleri gerektiği vurgulandı. Biliyoruz ki daha önce hekimleri tarafından verilen ilaçlarla hipertansiyon tedavi edilmezse son derece olumsuz sonuçlarla karşılaşabiliriz. Birdenbire ilaçları kesmek kalp yetersizliği, kalp krizi ve beyin kanaması gibi çok daha olumsuz sonuçları oluşturabilir.

Kişisel olarak şu yorumu yapabilirim. Kandaki potasyum düzeyinin belirli bir oranın altına düşmemesi gerekir. Covid 19 hastalarında hastalık sırasında potasyum düzeylerinde çok büyük düşüşler oluyor. Bu da olumsuz sonuçlar veriyor. Belki bu ilaç gruplarının idrar söktürücüyle kombine olan reperatlarında bir değişiklik yapılabilir. Ama şu anki bilgiler ışığında hastaların kendi kendilerine tedavilerini değiştirmemeleri gerektiğinin son derece önemli olduğunu vurgulamak istiyorum. Çin’de ve Japonya’da yapılan bazı yayınlarda bu grup ilaçların olumlu etkilerinin olabileceği konusunda; ama şu anda bu konuda herhangi bir kesin bir şey söylemek mümkün değil.

Evde kalın uyarısına uymak çok önemli. Acil durumlar dışında gereksiz yere aile hekimlikleri de olmak üzere hiçbir şekilde hastanelere gidilmemesi gerekiyor. Hastalığın yayılmasını önlemek açısından bu son derece önemlidir. Salgında bir eğri var ve bu eğri son derece hızla ilerlemekte. Bu eğri ne kadar yatay olursa o zaman sağlık personelinin de Covid 19’a yakalanan hastaları tedavi etmeleri o kadar kolaylaşacak. Stres yapılmamalıdır. ‘Acaba ben Covid 19’a yakalanacak mıyım?’ gibi düşünceler tansiyon dengelerini bozacaktır. Stresin bir diğer etkisi de stres hormonu dediğimi kortizol düzeylerinin yükselmesidir. Kortizol düzeylerinin yükselmesi enfeksiyonlara olan direnci azaltır. Bu nedenle hepimizin bu evde kaldığımız günleri daha sakinlikle daha sükunetle karşılayıp, hafif egzersizler yaparak geçirmemiz gerekiyor. Tabi ki beslenmemize de dikkat edip kilo alınmaması gerekiyor. Mümkün olduğu kadar bir arada kalabalık olarak kalmamalıyız.

NASIL BESLENMELİ NASIL EGZERSİZ YAPMALI?

Gerek hipertansiyon hastaları için ya da evde kalan herkes için sağlıklarını, özellikle de kalp damar sağlıklarını korumak için nasıl bir beslenme önerirsiniz? Evde bir günümüz nasıl geçmeli? Eve egzersizi nasıl olmalı?

Sabah kalkar kalkmaz camlar bir süre açılmalı ve hava alınmalı. Güneşi görmek önemli. Çünkü D vitamininin de enfeksiyonlara direnç konusunda olumlu etkisinin olduğu bilinmekte. Oksijenle konsantrasyonunu artırması açısından. Daha sonra evin içinde hafif bir yürüyüş yapılabilir. Herkes büyük bir evde oturmuyor olabilir. Ama küçük bir evde de gün içinde sürekli olarak yürüyüş ya da çok basit temizlik yapılabilir. Bu hem kişiyi oyalayacak hem de sürekli olarak düşünmeyi ve kaygı bozukluğunu engelleyecektir.

Depresyon, kaygı bozukluğu aşırı yemek yemeye veya aşırı bir uyku haline neden olabilir. O nedenle beslenmeye çok dikkat edilmesi gerekiyor. Vücut direncinin enfeksiyonlara karşı desteklenmesi, bağışıklığının güçlenmesi açısından sebze ve meyve ağırlıklı ölçülü bir beslenme gerekiyor. Karbonhidrat ve katı yağlar mümkün olduğunca az tüketilmelidir.

HİPERTANSİYON HASTALARI İLAÇLARINI BIRAKMAMALI

Özellikle hipertansiyon ilaçlarının her gün düzenli alınmasının hipertansiyonun kontrolünde nasıl bir etkisi var?

Hipertansiyon, damar hastalıklarına yol açar ve bu nedenle düzenli olarak ilaç kullanılması zorunlu bir durum. Eğer tedavi edilmezse, kontrol altına alınmazsa o zaman kalp krizleri, inme, böbrek yetersizliği gibi son derece istenmeyen olaylara neden olabilir. Bu nedenle ilaçları birdenbire bırakmak, kişinin durumuna göre inme ya da kalp krizi gibi sonuçları doğurabilir. Eğer kişide koronavirüs belirtileri varsa örneğin ateşi, sıvı kaybı varsa o zaman tansiyon ilaçlarının azaltılması gerekebilir. Çünkü enfeksiyona bağlı olarak ortaya çıkan ateş hem kalp atım hızını artıracaktır. Koronavirüs hastalarında en sık görülen belirtilerden bir tanesi de hipotansiyon dediğimiz kan basıncının düşüklüğü. Öksürüğün yanında en sık görülen belirtilerden bir tanesidir. Sadece ateşe ve sıvı kaybına bağlı olarak değil, enfeksiyona bağlı olarak da ortaya çıkabilir. O zaman hipertansiyonda kullanılan ilaçların hemen kesilmesi gerekli ve hastaların zaten sağlık kuruluşları tarafından izlenmeleri son derece önemli.

Bazı uzmanlar “2-3 ay tansiyon ilaçları değiştirilebilir” dedi. Bu konuda size de talep geliyor mu? Bu gruptaki hastaların gerçekten kafasında soru işaretleri varsa ilaçlarını değiştirip başka grup tansiyon ilaçları vermek olası bir durum mu? Yoksa tam tersine bu ilaçların sağlıkları açısından uygun vakalarda kesinlikle kullanılmasına devam edilmesi gerekiyor mu?

Hipertansiyon hastalarında zaten esas olan bireyselleştirilmiş tedavi ilkesidir. Her olguda hastanın durumuna göre karar verilmesi gerekir. Kişi birden fazla ilaç alıyorsa, dirençli hipertansiyon ya da kontrol altına alınamayan ve iki ya da üç farklı grup ilaçla kontrol altına alınabiliyorsa o zaman iş biraz daha zorlaşıyor. Ama tek bir grupla tedavi olabiliyorsa o zaman değiştirilebilir; ama başka bir etki yoksa yani ilaçların diğer olumlu etkilerinden fayda beklenmiyorsa. Bu nedenle her olguda hekiminin, kendisinin hastasıyla iş birliği içerisinde karar vermesi son derece önemli. 2-3 ay bıraksın sonra başka bir gruba geçsin gibi bir yaklaşımı, kesin sonuçlar çıkana kadar olmamalı. Bunlar bugünkü bilgilerin ışığındaki sonuçlar. Ama bu bilgiler her an değişebilir. Çünkü yeni yeni sonuçlar gelebilir.  Hastalar son derece dikkatli ve düzenli bir şekilde ilaçlarını kullanmalılar. Yine aşırı tuz tüketimi olmamalıdır. Sigara içenlerde Covid 19’un zararlı etkilerinin olduğu da bilinmekte. Evde olunan süreçte alkol tüketiminin de mutlaka kesilmesi ya da azaltılması gerekiyor.

DİRENÇLİ HİPERTANSİYON HASTALARI

Dirençli hipertansiyon hastalarına bu konuda neler önermek istersiniz?

Dirençli hipertansiyon hastalarının da evde oturdukları süre içinde dikkatli olmaları gerekiyor. İlaçlarını muntazam bir şekilde kullanmaları gerekiyor. Mümkün olduğu kadar kendilerini oyalayacak, rahatlatacak şeyler bulsunlar. Bu olayın geçici olduğunu ve enfeksiyonunun sona ereceğini tüm tansiyon hastaları gibi herkesin de bilmesi gerekiyor. Bu dönemde yeni hipertansiyon olguları da çıkabilir.


İçeriği Paylaşın